Hayatta öyle anlar vardır ki ,en doğru olarak bilinen gerçekler bir anda yanlış,en yanlış bilinen şeylerse kısa bir süreliğine de olsa en doğru şeylermiş gibi görünür insana.
En cesur insan, korkuyu hissetmeyen değil, iliklerine kadar onu hissetmesine rağmen direnen,ona kafa tutan insandır.
Ona teslim olmadan onu sınırlandırabilen, yüreğini ve bilincini korumayı bilen insandır..
İnsancıl duygularını kaybeden insandan haksızlığa karşı koyma, direnme, itiraz etme, cesareti önemseme gibi tutumlar beklenmeyeceği gibi yaşamı onur ve haysiyet üzerine inşa etme, başkalarının acılarına dertlenme anlayışına da rastlananmaz.
Böylesi alçaltıcı bir konuma savrulan kişilerden her türlü kötülüğü beklemek, gösterilebilecek en gerçekçi yaklaşım olur..
İhanetin en büyüğüne kalkışacaklari gibi, başkalarını ihbar etme, onlara zarar verme, çanak yalamayı geçim kapısı olarak görme gibi sayısız karaktersizlik örneklerini de içselleştirip özümserler.
Bireysel çöküşün ve ahlâkî çürümenin en dip noktasıdır bu!