Berf û Baran

Azmide Dabah'ın Günlüğü...
9/10
·224 syf.··
2020 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2020 11:54
"Fransa'da yükseköğrenim görmüş, fabrikatör bir babanın kızı, uluslararası çalışan iş adamının karısı, Halep'in en lüks mahallesinde oturan ben Azmide Dabah gündelikçi olabilmek için can atıyorum..." Savaş ve gerçekleri anlatan bu eser, Azmide Dabbahın yaşam hikayesi daha doğrusu savaş hikayesidir. Halepte ailesiyle yaşayan ve sonrasında şehirde çıkan iç savaşla Suriye gerçekleriyle yüzleşen ailenin bu savaştan çıkmak için verdiği mücadele anlatılıyor. Aileden kastım başta Azmide Dabah, eşi, çocuğu, annesi ve babası iken geriye kalan oğlu ve kendisidir asıl. Tüm bu yaşadıklarını günlüğüne yazıp bizlere ulaştıran bir kağıt parçası ne kadar değerli değil mi ? Her şeye rağmen Suriyeden çıkıp Türkiye'ye gelmeyi başarmış ,Bodrum Yalıkavak ' ta para kazanmaya çalışmış ,Fransaya gitmek için mücadele etmiş ama Ege Denizi'nde yaşamı son bulan bir anne ve oğlunun hikayesidir. Savaş ortamında kalmış ya da o ortama doğru sürüklenen birinin sürekli umutsuz ,şüpheci olmasi sizce garip mi? Azize hep şüpheli ve korkulu. Sevdiğin birinin ölmesi zorken onun mezarının, geçtiğin herhangi bir yolda olması bilmediğin bir toprakta olması ölümden daha çok can yakıcıdır hele ki ölen kişi annen ise... Çocuğuna her şey güzel, bir sorun yok diye söylenen ama aslında gerçek olmasını istediği bu yalanları söylemek dile de yüreğe de zor olsa gerek. Şarkısını söylüyordu deniz. Yani ben Azmide Dabbah : Bir zamanlar Fransa'dan gelen pahalı parfümleri, kremleri kullanan,güzellik salonlarından çıkmayan kadın artık yok; aylar önce öldü o ... Bu sesleniş ölümden önceki bir mesajdı aslında. Savaşın olduğu yerde mutluluk aranmaz , gülen çocuklara bakmak acı vericidir. Savaş savaştır, gerisi yalandır, gerçekler ise acıdır. Savaşların olmadığı hayatlar dileğiyle. Hepinize iyi okumalar.
Şarkısını Söylüyordu Deniz...Haluk Özdil · Truva Yayınları · 201741 okunma
Reklam
Gurbet hasrettir.
9/10
·388 syf.··
2020 22. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2020 10:03
Gurbet nedir diye sorsam, herkesten farklı yanıtlar alacağıma eminim. Belki bir anlamı var ama yürekte saklı olan anlamı herkeste farklı. Bu öyle nesnel bir tabir değil, dile nesnel olabilir ama yüreğe öznel... Nihat behramla tanışmam "Gurbet " ile başladı, iyiki başladı. Kendiside gurbetlik çekmiş bir yazarın böyle bir eseri olması şaşırtıcı değil belki ama bu kadar güzel anlatması , bu kadar çok betimleme ve detay vermesi bence bir ustalık. Kitaba dönelim: Türkiye' den gelen bir grup işçinin İsvicreye doğru yolculukları, zorlukları ve tek istekleri olan şey; sınırı kazasız belasız geçip iş bulup çalışmak ve kimisinin de ailelerini yanına alıp güzel bir yaşam sürme hikayesi. Korkmak ise hep taşıdıkları asıl duygu. Alışmak, iş bulmak değil, asıl korku " kağıttır". Sınır kapısı, oturma izni, aileyi yanına almak ve o yaban ellerde yaşamak için asıl ihtiyaçları olan şey bir kağıt parçasıdır. Sabri olayın baş kahramanı, gurbetin kendisi diyebiliriz. Çektiği zorlukları psikolojik baskıları ayrıntılarıyla hissetiriyor bize. Şu alıntı yeterli duyguları, korkuları anlatmaya: "Neyin var Sabri?" dedi Cafer. Sesi, dostça bir şefkat yüklüydü. "Ne oluyor. neyin var Sabri?" diye tekrarladı. "Çocuklar," dedi Sabri. Sesi titrer gibi olmuştu. Gözlerine bakti Cafer'in bir süre sessizce. Sonra, "Aklımda... sesleri hep aklımda." dedi. Sigarasını yeniledi. "Beni çağırıyorlar gibi... Onların yüreklerini dikiyorum sanki... Şu karmaşa içinde ezilip gidiyorlar. Tozun toprağın içinde büzülüp gidiyorlar... Yüzlerini unutur gibi oluyorum Cafer. Ali'nin yüzü yitiyor... Yüzlerini unutur gibi oluyorum. Ali'm büyüyor, değişiyor... dokunmayorum. Düşlerimde bile kaçıyor... uzaklaşıyor... dokunamıyorum.. anlıyor musun Cafer, dokunamıyorum?.. Telefondaki sesi, bıraktığım zamanki Ali'min sesi değil.
1000Kitap
GurbetNihat Behram · Everest Yayınları · 201659 okunma
Meleknaz aşkı.
7/10
·160 syf.··
2020 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2020 21:43
Huzursuzluk,  Hüseyin ve İbrahimin hikayesini anlatıyor. Mardinde geçen çocuklukları ve sonra İbrahimin Istanbulda süren hayatı ile yolları ayrılıyor. Çocukluk arkadaşı Hüseyinin ölümünü duyan İbrahim , Mardine doğduğu yere gider ve Hüseyinin Amerikaya kadar uzanan bu ölümünü araştırır. Her şey de burda başlar. Işid zulmünü yaşamış yezidilerin (ezidi) hikayesi dersek daha uygun olur. İbrahimin bu araştırması onu değiştirmiştir, kendi içinde sürekli çatışmıştır. Hem bilgilendirici hem de akıcı bir hikaye anlatılmış tek rahatsız olduğum şey  belli kısımlarda  fazla betimleme olması ama okunmaya değer bir eser. Ayrıca "kaplumbağalar da uçar " filmini anımsattı bana, benzer yönleri var. İyi okumalar dilerim:)
1000Kitap
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma
Kendi benliğin, bakış açın.
9/10
·176 syf.··
2020 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2020 00:08
Kitap 100 tane kısa kısa mektuplardan oluşuyor ve her mektup aslında hayatın üzerinde tartışılması gereken bir konu. Verilen konulara ek olarak örnekler üzerinden ilerliyor aynı zamanda düşündürüyor. Kitabı ilk gördüğümde gözüme çarpan şey adıydı. Neden sabun köpüğü diye düşündüm. 38. Mektubunda : "Hayat bir sabun köpüğüdür. Onu bu şekilde göremeyenler içinde boğulur ve onu yok ederler. Oysa bu gerçeği fark edenler ebedi olan yaşamı aramaya başlarlar" demiştir. Aslında hayatı ona benzetmesi garipti ama ilgi çekiciydi bir çok anlam çıkardı bundan; hayatın elimizden köpük gibi kayıp gitmesi, giden ve belki bir daha yapılması istenen hayatlarımız ya da pişmanlıklarımız, giden köpük gibi gelmez ama yerine getirdiğimiz elbet başka köpükler vardır. Yazar aslında bildiğin ve kenara attığın şeyleri sana geri getiriyor. Düşünmeyi unutmuşsan oku, seni düşünmeye  itiyor. Sannyas bir birey olmamamız için uğraşmış.  Aynı zamanda öğrenilmiş çaresizliği de üstün körü yeriyor. Vurguladığı şeyler "sevgi, gerçeklik, kendi benliğin, tanrı ve dindarlık". Kendi benliğine adım at, öncelik bu. Gerçek hazinenin benliğimizde olduğunu, gerçeğe ulaşmanın yolununda benliğimizde saklı olduğunu çok güzel örneklerle dile getirmiş. Hayata bakmanın 100 farklı yolu Osho tarafından bize sunuldu. Bakış açınızı değiştirecek bir kişisel gelişim kitabı diyorum ve son sözü bir alıntıyla yapmak istiyorum. " Güneş, sırf üzeri geçici olarak bulutlarla kapandı diye bulutun kendisine dönüşmez". Gözünüze sabun köpüğü kaçmaması dileğiyle iyi okumalar.
1000Kitap
Bir Sabun Köpüğüdür HayatOsho · Omega · 2019600 okunma
Yabancıyım...
8/10
·112 syf.··
2020 14. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2020 20:00
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve nobel ödüllü olması ayrı bir ilgi uyandırdı iyi ki de uyandırmış diyorum. Bulunduğumuz ortamdan farklı düşünmek ya da aynı düşünüp farklı yansıtmak veyahut yalnış anlaşılmak üzerine güzel detaylar var. Zamanın verdiği sorumluluklar aslında herkesçe aynı değildir tepkiler farklı olabilir ama bazen olaylar içinde bu tepkiler, yaptıklarımız bir sonraki olayda nasıl biri olduğumuzu yansıtabilir ki mekan ve olay değiştirir bazen buna bağlı kalmak doğru değil aslında ama alışkanlık işte ve biraz ön yargı. Kendi düşünceni savun(ma)mak ve suçlu olmak işin en tuhaf kısmı toplumda alışagelmiş şeylere senin alışmamış olman garip karşılanıyor dışlanıyorsun buna rağmen düşüncelerinde ısrarcı olan bir kahraman seçimi. Şunu da eklim bazen olaylar birbirinden bağımsız gerçekleşir , özelden genele hep tutmaz yani. İyi okumalar:)
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2012137,1bin okunma