Şanzelize Düğün Salonu'nun pilot bölümünü izledim, aşırı sevdim. Bölümlerini beklediğim bir diziye başladım ve acil bir şekilde tüm bölümler gelmeli :))
Kendimi kötü hissettiğimde kimsenin asla zarar veremediği o kökü ya da çekirdeğimi düşünürüm. O çekirdeğe hiç kimsenin asla zarar verememiş olduğunu ve veremeyeceğini...
Bebekleri hep sol kolunda tutarım. Sol kolum artık taşıyamaz hale gelene kadar. Başka birçok kadında da var bu meyil. Bunun nedeni, içgüdüsel olarak bebeği kalbimize yakın tutmaz istememiz ve bebeğin de kalbimizi duymayı istemesi.
Jung'un da söylediği gibi, bitkinin özü kökte olsa da biz gelip geçici olan çiçeği gözlemler, bitkiyi çiçek üzerinden değerlendiririz. Tohuma da çiçek vasıtasıyla ulaşır, tohumu överiz; halbuki tohum, kök ile aynı şey değildir. Tohum tek başına ölüdür; kök canlıdır ve tohumun kök salması müthiş bir hayat kıvılcımını, dişil ile erilin o mucizevi karşılaşmasını yani mysterium coniunctionis' i, çocuğu temsil eder.