bakılası, görülesi olanı kadraja aldık,
aldılar.
sevdik, beğendik bakılasıyı, görülesiyi.
kadrajın dışında kalandı hayatın çokluğu
neden unutuyorum bu bokluğu?
bir kapı açılışına, bir ses tınısına
bir rüzgâr esimi, bir kocamış yalnızlık
birkaç da unutulası hatıraya hapsolmuş yaşam.
fakat büyümedim henüz.
nedir büyümek anlayabilmiş de olmadım daha
ezildim, yenildim, kandım, kazıklandım
hem de her birinden birkaç kez
iyiydim, öğrenmekte
kötülüğü,
kötülüğe yaklaşınca utanacak kadar sevdim
zararına bir dükkan açtım doğarken
zarar büyük
fakat ben büyümedim henüz.