Mahir

Mahir
@Mahiirrmy
Ölene dek öğrenci.
Yakın Dönemde Bir Destan - İnce Memed
10/10
·639 syf.··
Beğendi
·
2022 216. kitabı
Destanları, efsaneleri hep bize uzak zamanlarda düşlemek hatasından alıkoyan bu okuma serisinin bana kazandırdığı çok şey oldu. Öncelikle Yaşar Kemal gibi bir yazarı tanımakla müşerref oldum ki kendisi Türk edebiyatının Odin'i olarak anılmaktadır. Sosyal medyada okuduğumuz, gördüğümüz Yaşar Kemal'in dilinin, kaleminin 32 yılda yazdığı ince Memed serisinde yüceliğini görüyor okur. Yaşar Kemal, İnce Memed'in çocukluğundan başlayarak bir olgunlaşma serüvenine çekiyor okurunu. Seri bittiğinde İnce Memed'le beraber okur da büyümüş, olgunlaşmış hissediyor kendini. İnce Memed, olgunlaşma sürecinde Ağanın kölesi bir çocuk köylüden kitapta geçtiği tabirle "bilmeden bilen", kendini bilen, halkını bilen, hakkı ve adaleti tanımış bir ince eşkıya oluyor. Bu 'bilmeden bilme'nin ayrıntısı kitabı okuyarak özümseniyor. Kitabın içeriğine değinmek gerekirse: Berna Moran Türk romanına eleştirel bir bakış'ın 2. cildinde Türk romanının bir başkaldırı evresi yaşadığını söylemişti. Cumhuriyet, Osmanlı'dan kalma kötü ne varsa iyileştirme umuduyla ortaya çıkıp sonra bir sınıflaşma çelişkisi içine düşmüştür, eleştirisiyle ortaya çıkan bir yığın başkaldırı romanı ile aydınlar bunu ortaya koymaya çalışmıştır. Berna Moran başkaldırı romanlarının en güzel örneği ince Memed'tir diyordu. Hakikaten Yaşar Kemal, özgün ve sade bir dille, halkın içinden bir figür ortaya çıkararak hem destansı hem gerçekçi bir başkaldırı hikayesi anlatıyor okuruna. Bu hikayede cumhuriyetin yanlış kişilerin elinde nasıl sınıflaşmaya, köylünün, 'fıkaraların' ezilmişliğine, ağaların, beylerin, paşaların bu fıkaraları sömürdüğüne ve 'fıkara' Memedlerin buna nasıl başkaldırdığına şahid olacaksınız. Türk romanının altın taşlarından biri İnce Memed serisidir. Şiddetle tavsiye ederim. İyi okumalar!
Yaşar Kemal
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,6bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Biri Gider Biri Gelir, Vur Şahinim
9/10
·459 syf.··
Beğendi
·
2022 34. kitabı
Çukurova bölgesini karış karış avucunun içi gibi bilen bir yazar, soluk soluğa destansı bir olay kurgulamış ki kutsal bir kitap okumuş gibi oluyor insan. Birinci ciltte kendi köyündeki Abdi Ağa'nın işini gören İnce Memed'in ünü almış gitmiştir. Hem dostu hem düşmanı artan İnce Memed'in bu ciltte biraz köşeye çekildiğini, yazarın Çukurova'nın yaşayışına, kültürüne, doğasına dikkat çekmek istediğini ve zulmün İnce Memed'in köyüyle sınır olmadığını gözler önüne serişini kavrıyoruz. Tabii sona doğru İnce Memed yine sahneye çıkıp efsaneleşmeye devam edecek.
Yaşar Kemal
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039,1bin okunma
Orhan Kemal - Bereketli Topraklar Üzerinde
Puan vermedi·380 syf.··
Beğendi
·
2022 31. kitabı
Okuduğunuz en akıcı roman hangisiydi? Benim "Bereketli Topraklar Üzerinde." Anadolu köylerinde yoksulluktan kırılan halkın şehre, bereketli Çukurova'ya umut bağladığı, köylerine dönünceye kadar -eğer dönebilirlerse- yaşadıkları sıkıntıları müthiş bir gerçeklikle ortaya koymuş Orhan Kemal. Kitap genel olarak karakterlerin diyalogları üzerinden kurgulanmış ve Berna Moran'ın tespitiyle mitolojiden esinlenerek olay örgüsü tasarlanmış. Nitekim mitolojik kahraman, bir maceraya, yolculuğa atılır, bu yolda başına türlü sıkıntılar gelir, bu sıkıntılar sonunda başarıyı yakalayarak halkına zaferle döner. Romanımızda da üç köylü arkadaş makus talihlerini değiştirmek için Çukurova'ya inerler. İflahsızın Yusuf, daha önce küçük bir şehir tecrübesi yaşamış ve "emmi"sinden epey nasihat almış biridir. Köse Hasan, cılız, saf. Pehlivan Ali ise güçlü, kuvvetli ve kadın düşkünüdür. Bu yolculukta Köse Hasan ağır işlere gelemediği için can verir. Pehlivan Ali, kadın düşünkülüğü ile başı derde girer, işten işe savrulur. En son buğdayı sapından ayıran "patoz"a bacağını kaptırarak kan kaybından gider. İflahsızın Yusuf ise emmisinin nasihatleri ve biraz gözü açıklığı sayesinde inşaatta duvar ustası olur. Hayalini kurduğu gazocağını alarak köyüne döner. Orhan Kemal, köylünün saflığını, içi dışı birliğini, geri bırakılmışlığını, cehaletini, ilkelliğini çok açık şekilde betimlemiş. Örneğin: Donuk bir ay mezarlığın tam tepesinden vurmaktaydı. "Aya hele," dedi Ali. "Ne var ayda?" "Allah'ımız..." "Tövbe estağfurullah," dedi Hidayet'in oğlu. "Niye?" "Allah'ımız ne arasın ayda?" "Niye?" "Niyesimi var lan ? Allah'ımız kaşmer mi?" "Kaşmer ne ki?" "Soytarı..." "Tövbe estağfurullah" "Allah'ımızı karıştırma arkadaş, bak ana avrat dümdüz giderim!" "Karıştıran sensin!" "Dümdüz giderim dedim, giderim.
Bereketli Topraklar ÜzerindeOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20208,4bin okunma
Neşter Kalem
9/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
Sırça Köşk hikayeler ve masallar diye iki bölümünden oluşmaktadır. Birinci kısımda yazarın otobiyografik hikayelerini buluyoruz. Her biri yazarın yaşadığı dönemde gözlemlediği sosyo-kültürel, politik iğneleyici hikayeler. İkinci kısımda yazarın dönemin siyasi koşullarından çekinmesinden dolayı masal olarak kurguladığı yazılar. Hatta "Koyun Masalı" başlıklı yazı bana G. Orwell'ın Hayvan Çiftliği kitabını hatırlattı. En son masal olan Sırça Köşk ise dönemin siyasi havasını neşter gibi derin bir iz açmış olacak ki kitabın toplatılmasına, yasaklanmasına, okunmasının tutuklanma sebebi sayılmasına, Sabahattin Ali'nin yazı hayatından uzaklaştırılmasına sebep olmuş. Türk romanının ikinci dönem özelliklerinde Cumhuriyet döneminde güdülen politikanın zamanla sınıf çatışmasına dönüşmesinin anlatılmasını Kuyucaklı Yusuf romanından daha etkili bir şekilde Sabahattin Ali'nin hikâyelerinde görmek mümkün. Muhakkak okumanızı öneririm.
Sabahattin Ali
Sırça KöşkSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202069,9bin okunma
Değirmen - Kağnı
9/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
Kağnı kitabı için tıkladım ama Değirmen için de birkaç söz söylemek istiyorum. Değirmen, Sabahattin Ali'nin ilk hikayelerinin toplandığı kitap. 20'li yaşların başında. Bir de kendine ait küçük bir önsüz iliştirmiş: "Acemice yazdım ama yazarlığımın gelişimini görün." manasında. Değirmen ile Kağnı arasında uzun yıllar geçmemiş olduğu halde Sabahattin Ali'nin kaleminde gözle görülür bir sivrilme hissediliyor. Cümlelerinin, anlatım biçiminin, kurgusunun daha bir ustalaştığı fark ediliyor. Sabahattin Ali'nin ilk hikayeleri, okuduğu, hayal ettiği, biriktirdiği bir havuzdan süzülmüş kurgulardır. Fakat Kağnı'da adeta "toplumcu gerçekçi" kimliğini kazanmıştır. Çünkü Kağnı'daki hikayelerin tamamında Sabahattin Ali'nin gözlemlerini kurguladığını fark ediyoruz. Hatta "Bir Şaka" başlıklı bölümde direkt kendi yaşadığı bir olayı anlatmaktadır. Diğer başlıklarda da her ne kadar farklı isimlerle karakterler sunulsa da yazarın ya bizzat başından geçenleri yahut şahit olduğu manzaraları kurguladığını hissediyoruz. Yalnız, Sabahattin Ali Kağnı'da o kadar ustalaşmış ki baş karakter olarak düşmanlarından birini seçmiş ve ustaca, realist bir şekilde konuşturmayı başarmıştır. Örneğin, Fikir Arkadaşı başlıklı bölümde hapse düşen bir gencin hapiste tutulması için avukata rüşvet vermeye çalışan adamı konuştururken: "Kaç kere dedim: Oğlum, devir o devir değil, dünyayı sen mi ıslah edeceksin?" "Okur, okur, kitaplarda yazılan şeyleri hakikat zannederek kafasına yerleştirirdi. Hayata bakmalı, hayata ... Kitaplarda bir şey yok." s. 68 şeklinde konuşturması. Düşman başlıklı bölümde polisten kaçıp uzun zamandır görmediği bir arkadaşının evine sığınırken siyasi görüşü farklı olan arkadaşını iğneleyici konuştuktan sonra arkadaşının iç dünyasını betimleyişi takdire şayan: "Polis iz üzerindeymiş, ya
Sabahattin Ali
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma