Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Gurbet hapishanesi!
8/10
·132 syf.·
2024 15. kitabı
Dikkat spoiler içerebilir! Toplam 13 kısa öyküden oluşan 'Kağnı' Sabahattin Ali'nin okuduğum ikinci kitabı oldu. Kitapta Sabahattin Ali'nin ceza evindeyken mahkumlardan dinlediği öyküler yer alıyor. Hatta 'Bir Şaka' öyküsü Sabahattin Ali'nin bizzat kendi hikayesini (Sinop hapishanesine gönderilmesini) anlatıyor. Kitapta bol bol acı hikaye var ve bu yüzden okurken biraz üzülebilirsiniz, hatta kitaba kendinizi kaptırırsanız birkaç olaya sinirlenebilirsiniz. Hayatın gerçekleri, olayların geçtiği dönem halkının hayat hikayeleri çok güzel anlatılmıştı bence. Kısa kısa yazılmış öyküleri çok sevmesemde kitaptaki olaylar ilgi çekiciydi ve kitapta bol bol altını çizdiğim yer oldu. Bu öykülerin gerçekten yaşanmış olması kitabı bende daha bir ayrı kıldı. Kitabı okuyup okumamak size kalmış. Herkese keyifli okumalar. ------ "...Sinop Hapishanesi'ne gönderilmek üzere teslim edilecektim. Bunu okuyunca çöker gibi oldum. Bir deniz kenarında yapyalnız duran bir hapishane gözlerimde canlandı ve içinde bir tek bile tanıdığım olmayan o yalı şehrini düşündüm... 'Gurbet hapishanesi!' dedim..." ------
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2024 98. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2024 14:43
Kağnı, içinde yer alan öykülerden ilki olan ve kitaba adını da veren Kağnı hariç 1935 ve 1936 yıllarında yazılmıştır. Yine Sabahattin Ali'nin saf ve akıcı dilinin yer aldığı birbirinden güzel hikayeler yer alıyor kitapta. Yazar, sisteme karşı eleştirisini dile getirdiği, hapishanedeki mahkumların anlattıklarından yola çıkarak hikayeler oluşturmuş. En sevdiğim hikayeler Arabalar Beş Kuruşa ve Bir Skandal hikayeleri oldu. Arabalar Beş Kuruşa hikayesinde zengin ve fakir arasındaki o uçurumun masum çocuk kalpleri nasıl kırdığını, Bir Skandal da dedikodu ve yalanın hayatları nasıl alt üst edişini okuyoruz. Her zamanki gibi kesinlikle okumanız gereken Sabahattin Ali eseri. Herkese tavsiyemdir.
Edebiyat
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2024 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 00:00
Sabahattin Ali'nin 1932-1936 yılları arasında yayımladığı 13 hikayeden oluşan bu kitabın ana temasını mahkum olan insanlar, köylüler, işçiler ve yoksullar oluşturur. S. Ali, bu öykülerinde devletin sistemini, adalet anlayışını, insanların birbirlerine olan zulümlerini de eleştirir. Keyifli okumalar...
1000Kitap
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
SABAHATTİN ALİ & KAĞNI
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2022 86. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2022 12:41
Selammm çok sevdiğim yazarlardan biri olan Sabahattin Ali'nin Kağnı eseriyle geldim. Toplumcu gerçekçi şair ve yazar... okuduğum 4. Eseri. Kalemine, kişiliğine hayranım. Yaşasaydı eğer çok çok iyi eserler yazacaktı eminim. Maalesef genç yaşta hayatını kaybeden yazarlardan biri... Sabahattin Ali'nin bu eserinde 13 hikaye okuyoruz. Yazar,bizzat yaşadığı olayları da kaleme almış. Yayınevine göre bu hikayeler değişiklik gösterebiliyor. Ben iş bankası kültür yayınlarından okudum. Hikayelerinin birazı da bir dönem tutuklu kaldığı cezaevinde yaşadıklarından oluşuyor. Her hikayesinin tek tek değerlendirmesi kanaatindeyim fakat burada kitabı genel olarak ele alacağım. Yazarın üslubu gayet anlaşılır, akıcı. Kolaylıkla okunabilecek hikayeler. Zaten Sabahattin Ali okuru çok zorlamıyor, İçimizdeki Şeytan eserinde biraz yorulmuştum ama o da çok sevdiğim bir eser. Sabahattin Ali, öykülerinde yalnızca karakterlerin duygu dünyasını başarılı bir şekilde aktarmakla kalmamış, Anadolu insanının yaşamını ve içinde bulunduğu kültür çatışmasını akıcı ve sade anlatımıyla okuyucuya sunmuş. Yazar yaşamından da izler taşıyan öyküler, usta bir dil ve güzel bir kurguya sahip. Çok sıradan gibi duran insan yaşamlarını, insan yaşamlarından kesitleri, üzerine uzun uzun düşüneceğimiz kısa öyküler haline getirmiş. Ayrıca "Bir Şaka" adlı öyküde Sabahattin Ali bizzat kendi yaşadığı bir olayı anlatmış. Ben bu eseri sizlere gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. İçinde özellikle sevdiğim hikayeler; •kağnı •duvar •apartman •fikir arkadaşı •düşman •bir skandal Kitapla kalın sevgiler
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2021 60. kitabı
Merhaba dostlar Kağnı, Sabahattin Ali'nin öykülerinden okuşan bir kitap. Yine memleketimden insan manzaraları ile dolu. Yine yürek burkan sefaletle, acıyla, cahillikle dolu. Son öykü "Bir Skandal" ise küçük yerde yaşayan küçük kafalı insanları harika bir şekilde anlatıyor. Okuyan kadinlar kulubu #türkklasikleriserisi Etkinliğinde bu ayki kitabımızdı. Sevgiyle kalın
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2021 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2021 10:17
Kısa kısa hikayelerle oluşturulmuş güzel bir kitap, genel olarak hikayeler Konya ve İzmirde geçiyor. Sabahattin Ali okumak dünyanın en güzel olayı olabilir :) herkese iyi okumalar
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
7/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
Kağnı Sabahattin Ali’nin çoğunluğu hapiste kaldığı dönem dinlediği hikayelerden oluşuyor. Toplamda 13 hikaye var ve birçoğuda üzücü hikayeler. Hikayelerden birinde birzat kendi yaşadığı hikayeyi anlatıyor. Akıcı bir çırpıda okunabilecek güzel bir kitap.
1000Kitap
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
Kağnı
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri Sabahattin Ali... Şu ana kadar okuduğum kitapların hiçbirinden mutsuz olmadım. Çünkü Sabahattin Ali’yi anlamak yaşadığımız yeri anlamak demek, anadoluyu anadolu insanını bizim toprakları anlamak demek, mücadele demek, sevgi demek aşk demek. Dünya edebiyatıyla aynı oranda Türk edebiyatı klasiklerini de özellikle okumaya gayret gösteriyorum ve Sabahattin Ali’nin benim için yeri apayrı. Kitabı incelemeye geçicek olursak içinde 13 tane birbirinden güzel hikaye bulunan kitabımız açık ve sade anlatımıyla dikkat çekiyor. Keyifle okuyacağınız bir kitap. Sevgiyle ve kitapla kalın... Kağnı Sabahattin Ali
Edebiyat
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2021 97. kitabı
Kağnı daki ilki hariç diğer on ikisi 1935-1936 yıllarında arasında yazılmış ve yayımlaşmıştır. Sabahattin Ali'nin sistemle anlaşmazlıkları, çatışmaları hapishane yaşamı içinde mahkumlardan dinledikleriyle ilişkili bu öyküler dil ve anlatım bakımından usta olduğu göstermektedir.
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
İnceleme
6/10
·132 syf.··
2021 168. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2021 00:49
Sabahattin Ali'nin Sinop cezaevinde kaldığı günlerde yazdığı, içinde birkaç mapushane öyküsünün de yer aldığı 13 öyküden oluşan Kağnı kitabı okurlara sunulmuş. Tema olarak yoksulluk, dışlanmışlık, çaresizlik, ihanet konuları işlenmiş. Ali'nin öykülerinde baz aldığı kesim Anadolu insanıdır. İnsanların iç sesi olup psikolojik tahlillerini ustalıkla aktaran bir yazardır. Öykü severlerin akıcı bulacağı, dili anlaşılır, tadında bir eserdi. Yazarın sona bıraktığım birkaç kitabından birisi de Kağnı idi. "Apartman" ve "Arabalar Beş Kuruşa" öyküleri kendini en çok sevdiren (beni hüzünlendiren) hikâyeler oldu. Keyifli Okumalar
Edebiyat
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.