Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

20.09.2021 de okudum
Puan vermedi·144 syf.··
2022 7. kitabı
Toplumcu yazar olan Sabahattin Ali okuduğum diğer iki eserleri de dahil olmak üzere bu eseri de dahil çok güzel sade dil ile kitaplarını yazmış. Kitapta geçen öyküler köy hayatını köylülerin çektiği sıkıntıları zorlukları vb şeyleri gayet güzel anlatmış.
KağnıSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 20205,6bin okunma
Toplum böyle bir gerçeklik görmemiş olsa gerek.
Puan vermedi·144 syf.··
2021 25. kitabı
Merhaba sevgili 1K ailesi. Sabahattin Ali'nin kaleminden hikayelerin bulunduğu, 1936 yılında yayınlanan bu eserde yazar her zamanki toplumsal gerçekçi bakış açısını tüm çıplaklığıyla okuyucuya iletiyor. Sabahattin Ali severlerin okurken asla pişman olmayacakları hikayeler yer yer sonu itibariyle hayret ettirirken, yer yer de bizlerin hayal gücüyle yüreğimizde küçük bir ümit parçası bırakabiliyor. Yazarın her kitabında olduğu gibi yine sade bir dil kullanması eserin herkesçe anlaşılabilirliğini kolaylaştırıyor diyebiliriz.Yine de zamanımıza kıyasla eski kelimeler de olacaktır. Bu da bizlere biraz nostaljik bir his verebilir zannımca. Yazarı Kağnı kitabında çoğu zaman karamsar olarak görebilsek de insanın bencil tabiatını başarıyla aktarabilen Sabahattin Ali'nin iyi niyetinden de şüphem yok doğrusu. Kısacası keyifle okuduğum bu edebi eserin sizlerce de sevilmesini umut ediyorum.İyi okumalar.
KağnıSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 20205,6bin okunma
Sabahattin Ali'nin elinden çıkan kitaplara bayılıyorum
Puan vermedi·144 syf.··
2026 5. kitabı
Kısaca anlatmam gerekirse bu kitap Sabahattin Ali'nin hapishanedeyken arkadaşlarının ona anlattığı yaşam hikâyelerinden ve Sabahattin Ali'nin yaşadığı olaylardan oluşmaktadır. Tüm hikâyeler oldukça kısa birbirinden bağımsız ve eğlencelidir gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Sabahattin Ali seviyorsanız bu kitabı okuyabileceğinizi söyleyebilirim.
KağnıSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 20205,6bin okunma
9/10
·144 syf.··
2021 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2021 18:53
Sabahattin Ali'nin kitaplarını severek okurum. Kitaplarında duyguları o kadar net yansıtıyor ki hikayeleri okurken duygudan duyguya geçiyorum. Kağnı, Sabahattin Ali'den okuduğum üçüncü öykü kitabıydı. Kitapta 13 öykü bulunuyor. Genellikle 1935 ve 1936 yıllarında yazılmıştır. Öyküler Anadolu insanlarının sıkıntılarını, ruh hallerini ve başlarından geçen olayları sade bir dille yansıtmıştır. Her bir öykü birbirinden güzel ve etkileyiciydi. Bu öyküler arasında favorim Arabalar Beş Kuruşa ve Duvar'dır. Kitabı için buruk bir şekilde bitirdim. Oturup uzun uzun düşündüm. Gerçekten çok etkileyici bir kitaptı. Siz de Sabahattin Ali kitaplarını okumayı seviyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.
1000Kitap
KağnıSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2023 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2023 19:19
Kitap çok akıcı bir kalemle kısa hikayeler şeklinde ele alınmış. Anadolu toplum yapısını gayet güzel bir biçimde ifade etmiştir. Bir Skandal bölümünde Nurullah karakterinin başından geçenler kitaptaki tüm bölümlerin ana fikri gibi en kapsamlı şekilde dile getirilmiş. Maalesef Nurullah olaylar sonucunda başarılı olamamış ve büyük bir haksızlığa yenik düşmüştür. Umarım ki toplum olarak farklı fikirlere saygımız sonsuz olur ve düşüncelerimizi kendi lehimize olacak şekilde büyük bir cesaretle dile getirebilme özgürlüğüne sahip oluruz.
KağnıSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 52. kitabı
Sen Kağnı - Sabahattin Ali Türü: Roman Sayfa Sayısı: 128 #kitapyorumum Yazardan okuduğum beşinci kitap olan bu eser, merak ettiğim klasiklerin başında geliyordu. Yazarın anlatımı sade ve akıcıydı. Eser birbirinden bağımsız öykülerden oluşuyor. Yaşadığı dönemdeki toplumcu gerçeklik akımına katılan yazar, eserini sade bir Türkçe ile kaleme almış. Okunma kolaylığı sağlıyor. Okuyacaklara şimdiden Afiyet Olsun #alıntı “Bilmezler ki bu donmuş sanılan hayatın da büyük dalgaları, şehirlerdekine nazaran daha az akttörce, daha çıplak ve içten ihtirasları, daha sarsıcı maceraları vardır.” “Hayatımda kendisini bu kadar hor gören kendisine bu kadar kızan insan görmedim. Her gün üst üste yığılarak müthiş bir kin halini alan bu nefret, dudaklarından çıkarak bir tükürük halinde kendi korkaklığınnı yüzüne fırlatıyordu.” “Hayat rugan iskarpinlere ne kadar benziyor. Tıpkı bunlar gibi biz de günler geçtikçe aşınmaya, bir tarafa kaykılmaya, çirkinleşmeye ve nihayet işe yaramamaya başlayacağız.” “Kafama düşünmeyi, gözlerime görmeyi yasak edebilsem, senin çıktığını zannettiğin yere varmanın bana güç gelmeyeceğini bilirsin…”
KağnıSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 20205,6bin okunma
6/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 23:09
Sabahattin Ali okumayalı baya oluyor ama okuyunca adamın neden bu kadar çok iyi okunduğu çok belli oluyor. O kadar hem eski dönemi hem de şimdiyi anlatıyor ki... Sanki sadece zaman ve yer değişmiş ama insanlar aynı gibi... Hiç böyle şeyler eskide kaldı demiyorsun. Çağı atlayan ve şimdiye bile hitap eden hikayeler yazmak kolay değil sonuçta. Kafa kağıdı, arabalar beş kuruşa, fikir arkadaşı, düşman ve bir skandal. En beğendiğim iki hikaye en kısa olan fikir arkadaşı ile en uzun hikaye olan bir skandal oldu diyebilirim. Denk gelirseniz kesinlikle ama kesinlikle okuyun. Sabahattin Ali sadece Kuyucaklı Yusuf ile Kürk Mantolu Madonna ile Içimizdeki Şeytan'dan ibaret değil. Hikayelerine bir şans verin. Çok şey kazanacaksınız, göreceksiniz. Okuyun, okutturun.
KağnıSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 20205,6bin okunma
Gurbet hapishanesi!
8/10
·132 syf.·
2024 15. kitabı
Dikkat spoiler içerebilir! Toplam 13 kısa öyküden oluşan 'Kağnı' Sabahattin Ali'nin okuduğum ikinci kitabı oldu. Kitapta Sabahattin Ali'nin ceza evindeyken mahkumlardan dinlediği öyküler yer alıyor. Hatta 'Bir Şaka' öyküsü Sabahattin Ali'nin bizzat kendi hikayesini (Sinop hapishanesine gönderilmesini) anlatıyor. Kitapta bol bol acı hikaye var ve bu yüzden okurken biraz üzülebilirsiniz, hatta kitaba kendinizi kaptırırsanız birkaç olaya sinirlenebilirsiniz. Hayatın gerçekleri, olayların geçtiği dönem halkının hayat hikayeleri çok güzel anlatılmıştı bence. Kısa kısa yazılmış öyküleri çok sevmesemde kitaptaki olaylar ilgi çekiciydi ve kitapta bol bol altını çizdiğim yer oldu. Bu öykülerin gerçekten yaşanmış olması kitabı bende daha bir ayrı kıldı. Kitabı okuyup okumamak size kalmış. Herkese keyifli okumalar. ------ "...Sinop Hapishanesi'ne gönderilmek üzere teslim edilecektim. Bunu okuyunca çöker gibi oldum. Bir deniz kenarında yapyalnız duran bir hapishane gözlerimde canlandı ve içinde bir tek bile tanıdığım olmayan o yalı şehrini düşündüm... 'Gurbet hapishanesi!' dedim..." ------
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
10/10
·136 syf.·
2020 94. kitabı
İnceleme yapmıyorum genelde, biraz üşengecim o konuda, ama bu sefer susmaya gönlüm razı gelmedi... Tüm duyguları size nakış nakış işleyen bir kitap. Özlemi, anlaşılamamayı, anlayamamayı, güçlüyü, güçsüzü, ezileni, en çok da toplum da hala devam eden insana yapılan haksızlıkları hayatın ne denli acımasız, düşünemediğimiz taraflarından sırtımızdan vurduğunu dile getiriyor. Öyküleri okurken canım acıdı, söylediğim gibi birçok duyguyu yaşadım. Hiçbiri öyle bitmemeliydi gibi geldi bana, her birinde kendimi buldum desem yalan olmaz, zaten birini anlayabilmekte kolay zanaat değil, keşke insanlar bu kadar bencil olmasalar... Sabahattin Ali'nin dilinden okuduğum ikinci kitap, ilki "ses" de çok güzeldi benim için... Onun diline, kelimeleri dans ettiriyormuş gibi okuyucuya aksettirmesine hayran kaldım. Bu kitaba kütüphanenizde yer vermenizi tavsiye ederim, ben çok beğendim. Keyifli okumalar. :)
KağnıSabahattin Ali · Can Yayınları · 20195,6bin okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2024 98. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2024 14:43
Kağnı, içinde yer alan öykülerden ilki olan ve kitaba adını da veren Kağnı hariç 1935 ve 1936 yıllarında yazılmıştır. Yine Sabahattin Ali'nin saf ve akıcı dilinin yer aldığı birbirinden güzel hikayeler yer alıyor kitapta. Yazar, sisteme karşı eleştirisini dile getirdiği, hapishanedeki mahkumların anlattıklarından yola çıkarak hikayeler oluşturmuş. En sevdiğim hikayeler Arabalar Beş Kuruşa ve Bir Skandal hikayeleri oldu. Arabalar Beş Kuruşa hikayesinde zengin ve fakir arasındaki o uçurumun masum çocuk kalpleri nasıl kırdığını, Bir Skandal da dedikodu ve yalanın hayatları nasıl alt üst edişini okuyoruz. Her zamanki gibi kesinlikle okumanız gereken Sabahattin Ali eseri. Herkese tavsiyemdir.
Edebiyat
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.