“Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok.”
Kitabı başta ismi hoşuma gittiği için ve terapi öykülerini sevdiğim için almıştım. Okuduktan sonra bende bıraktığı etki beklediğimden fazla oldu. Aynı zamanda bu kitap yazarla da ilk tanışmam olacaktı. Sayfaları çevirirken yazarın kendi düşüncelerini aktarma biçimi psikiyatriye ve yazmaya olan ilgimi arttırdı, ama bundan da ziyade okuduğum her hikaye hayata ve ölüme olan bakışımı tazelememe vesile oldu. Psikiyatristler de insandır, değil mi?
İnsanın kendine direkt sormaya çekindiği soruları bir başkasının terapide dile getirmiş olması ve bunun bize bilinçli bir zihin tarafından tarafsızca aktarılmış olması bir bakıma okurun da kendinin yalnız olmadığını görmesini ve bu anlamda kendine bir şeyler katabilmesini sağlıyor.
Her bir terapide ele alınan konular zor, bir o kadar derin ve düşündürücüydü. Okurken çokça zevk aldım. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım.