·
Okunma
·
Beğeni
·
2.847
Gösterim
Adı:
Kağnı
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056910661
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mahzen Yayınları
Hâlbuki altmışlık kadın, kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş, sendeleye sendeleye yürüyor, bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu. Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye, ağlamaktan, içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı. Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü. Ayakları birbirine dolaşıyordu. Öküzlere “oooha” diye bağırmak istedi, sesi boğazından çıkmadı; elleri kağnıdan kurtuldu, yere yuvarlandı, tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu. Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor, yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu. Kağnıya yetişemeden tekrar düştü, yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü. Kağnı, taşlara çarptıkça, üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun, yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak, ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu.
132 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Şuan Neşet Ertaş çalıyor. Gönülden gönüle giden yolun gizli olduğunu söylüyor.Biliyor, biliyor da söylüyor. Sabahattin Ali ile de gönülden bir bağınız olmalı ki bu hikayeleri okuyup "ah be" , "yazık oldu Savrukların Hüseyin 'e," "bu dünya bu kadar işte ", "aynı sistem,aynı düzen " diyebilesiniz.

Sabahattin Ali'nin hikayelerini bilirsiniz. Köy yaşamı, işçilerin hayatı, düzenin saçmalığı, memuriyet işlenir, eleştirilir. Kaymakamlar,savcilar, öğretmenler, köylüler, mahkumlar... Bu karakterlerin birçoğu da bu kitapta yer bulmuş. Muazzam bir eser. Özellikle Sinop Cezaevinde geçen olay beni çok etkiledi. Naif kalemine hurmetle...
Son olarak,

Başın öne eğilmesin Sabahattin Abi. Karadeniz' de mahpusluk zordur. Ama biliyorsun Allah büyük be.
144 syf.
·4 günde·7/10
Sabahattin Ali’nin kısa ve mükemmel bir biçim ile kaleme aldığı öykü serisi diyebilirim. Sabahattin Ali'nin öykülerinde genellikle yoksulluğun çaresizliğin en dibe vurduğu anı veya yüksek mevkideki bir siyasetçinin bir bürokrat, köylerde ise yoksul , çaresiz halkın ağa ve ya o an zorbalığa gücü yeten biri tarafından gördüğü zulüm ve hor görmüşlüğün doruk noktasında olduğu anı kaleme almış. Okuduğum her bir öykü böyle bitmemeliydi dedirtecek bir yürek sızısı bıraktı. Ayrıca bir Kürt olarak ve Kürtçe aşığı bir okur olarak, Sabahattin Ali’nin Türkçe ve şu zamanda yok olmaya mahkum bırakılmış eski Türkçe kelimelerin mükemmel bir şekilde kullanılmasına hayran kaldım. İnsana insanlığını hatırlatacak okunması gereken eserlerden diyebilirim. İyi okumalar
144 syf.
·8/10
Kitap türleri arasında en sevdiğim kitap türü hiç şüphesiz hikayelerdir. Bu hikaye kitabında da birbirinden güzel dersler veren, düşündüren, sorgulatan, hüzne boğan hikayeler mevcut.

Özellikle yazar Anadolu'daki yaşanan acıları ve sıkıntıları kendine yaraşır bir üslupla hikaye ederek ele almış ve güzel bir hikaye kitabının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Hikaye kitaplarında öyküler beni çoğu zaman şaşırtan bir sonla bittiği için bu tür kitapları okumayı daha çok seviyorum. Okumuş olduğum diğer hikaye kitaplarına göre bir tık altta kalsada bu kitap Anadolu'nun acı gerçeklerini sade ve anlaşır bir dille kitaba ustaca yansıttığı için güzel bir kitap olduğunu düşünüyor ve okumanızı tavsiye ediyorum....
136 syf.
İnceleme yapmıyorum genelde, biraz üşengecim o konu da, ama bu sefer susmaya gönlüm razı gelmedi...
Tüm duyguları size nakış nakış işleyen bir kitap. Özlemi, anlaşılamamayı, anlayamamayı, güçlüyü, güçsüzü, ezileni, en çok da toplum da hala devam eden insana yapılan haksızlıkları hayatın ne denli acımasız, düşünemediğimiz taraflarından sırtımızdan vurduğunu dile getiriyor. Öyküleri okurken canım acıdı, söylediğim gibi birçok duyguyu yaşadım. Hiçbiri öyle bitmemeliydi gibi geldi bana, her birinde kendimi buldum desem yalan olmaz, zaten birini anlayabilmekte kolay zanaat değil, keşke insanlar bu kadar bencil olmasalar...

Sabahattin Ali'nin dilinden okuduğum ikinci kitap, ilki "ses" de çok güzeldi benim için...
Onun diline, kelimeleri dans ettiriyormuş gibi okuyucuya aksettirmesine hayran kaldım. Bu kitaba kütüphanenizde yer vermenizi tavsiye ederim, ben çok beğendim. Keyifli okumalar. :)
136 syf.
·17 günde·Puan vermedi
13 hikayeden oluşan bir Sabahattin Ali kitabı.
.
Kağnı hikayesinde oğlu ölen köylü kadının korkusundan suçluları şikayet bile edememesini, kamyon hikayesinde yol parası bulamayan bir İzmir yolcusunun nasıl yolun sonuna geldiğini, kafa kağıdı hikayesinde 90 yaşında hapse atılan suçsuz amcanın hikayesini, gramafon avrat hikayesinde aşkın neler yaptırabileceğini, bir şaka hikayesinde hapisteki Cavit'in hayal kırıklığını ve masumiyetini, duvar hikayesinde yine hapisteki iki arkadaşın kaçış planlarının nelere mâlolduğunu, pazarcı hikayesinde bir askerin evine döndükten sonra başına gelen yürek dağlayıcı acısını, apartman hikayesinde bir babanın yoksulluktan dolayı yaşadığı çaresizliğini, arabalar beş kuruş hikayesinde çocukların masumiyetini, fikir arkadaşım hikayesinde entelektüel çirkinliği, düşman hikayesinde boşa çıkan bir dostluk meselesini ve bir skandal hikayesinde ise insanların işlerine yaramadığınızda sizi paçavra gibi nasıl bir kenara atılabileceğini doğuya atanmış bir öğretmenin yaşadıklarından okudum.
.
.
Sabahattin Ali hikayeleri'nin farklı bir tadı var. Kendine has bir tat. Sistemi, toplumu eleştiren ama bunu kırmadan dökmeden sakince yapan bir üslub. Sesini yükseltmeden alttan alta vermek istediği veren kurgular. Aslında öyle büyük tokatlar ki bu hikayeler. O yüzden niyeti sadece güzel öykü okumak olanlar Sabahattin Ali öykülerinden hoşlanmayabilir. Ben seviyorum.
141 syf.
·Puan vermedi
YİNE ANADOLU YİNE İNSAN YİNE ÇARESİZLİK ZULMEDENE BOYUN EĞİŞ.BİR ANANIN GÖZYAŞLARI TÜRKÜ OLUR DÖKÜLÜR SABAHADDİN ALİ'NİN SÖZCÜKLERİNDE.İÇİMİZİ TİTRETİR.İNSANLIĞIMIZI BİR DAMLA GÖZYAŞI BİR BÜYÜK SUSKUNLUKLA ESİR ALIP KOYAR EN BÜYÜK VİCDAN ZİNDANIMIZA.ÇIKIŞI YOKTUR ARTIK.AH SABO.GECE GECE UYUTMADIN BENİ.BUNDAN SONRA DA UYUMAK HARAM OLSUN İNSANLIĞIMIZA
132 syf.
·6 günde·9/10
1930 yıllarda savaştan çıkmış bir ülkede ne vardı diye merak ediyorsanız Sebahattin Ali’nin öykülerini mutlaka okumalısınız. Anlamlarla, duygularla ve en önemlisi mesajlarla dolu yaşam hikayeleri ile dolu ve gerçekten dolu bir kitap.
Keyifli okumalar.
144 syf.
·5 günde·7/10
Sabahattin Ali kısa öykülerinden oluşan bir kitap. Anlatım kısa sade ve yalın. Uyumadan önce hayale dalmanizi sağlayan yapıda. Kendinizi bı anlık olaya bağlayıp hemen soyutlayabileceginiz türden.
129 syf.
·Beğendi
Hikayelerin konularındaki zarifliğinden, ana fikirlerindeki inceliğinden, betimlemelerin gözünüzde canlanmasına kadar her şey yerli yerince.
Okumanızı tavsiye edebileceğim harika bir hikaye kitabı.

Bir Sabahattin Ali klasiği...
Kağnı
112 syf.
·3 günde·Puan vermedi
13 hikayeden oluşan bir Sabahattin Ali kitabı. Sakin, hiddetlenmeden kaleme aldığı eleştirileriyle, toplumda var olan haksızlıkları, ezilenleri, anlaşılmayanları, yok sayılanları anlattığı ve bunları okuyucuya iliklerine kadar hissettirdiği bir kitaptı. En çok kafakağıdı, apartman ve arabalar beş kuruşa hikâyelerinde etkilendim. Ama kesinlikle her birinin tadı bir ayrıydı.
96 syf.
·8/10
Sebahattin Ali acımasız kalemi muhalif görüşü akıcı kalemi ve insanı sersemleten kısa hikayeleri ile bu eserde sebahattin ali'nin meyve pazarını temsil ediyor. sosyalist bir yazar olan sebahattin ali sosyalizm öğrenmek yada yeni bir düşünce edinmek isteyen herkez bu yapıtı okumalı. Sonuç olarak herkez okumalı ama yazarla ilgilenenler de muhakkak okumalı.
136 syf.
·2 günde·Puan vermedi
“Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü. Ayakları birbirine dolaşıyordu. Öküzlere “oooha” diye bağırmak istedi, sesi boğazından çıkmadı; elleri kağnıdan kurtuldu, yere yuvarlandı, tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu. Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor, yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu. Kağnıya yetişemeden tekrar düştü, yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü.

Kağnı, taşlara çarptıkça, üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun, yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak, ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu.”
Niçin ben onun ellerine sarılıp ağlayarak bütün içimi dökemiyordum? Ve niçin o, ince parmaklarını yüzümde gezdirerek bana, yalnız bana inandığını söyleyemiyordu?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kağnı
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056910661
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mahzen Yayınları
Hâlbuki altmışlık kadın, kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş, sendeleye sendeleye yürüyor, bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu. Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye, ağlamaktan, içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı. Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü. Ayakları birbirine dolaşıyordu. Öküzlere “oooha” diye bağırmak istedi, sesi boğazından çıkmadı; elleri kağnıdan kurtuldu, yere yuvarlandı, tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu. Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor, yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu. Kağnıya yetişemeden tekrar düştü, yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü. Kağnı, taşlara çarptıkça, üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun, yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak, ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu.

Kitabı okuyanlar 740 okur

  • Gökselin
  • serdar sarıçoban
  • Gizem
  • Elif elma
  • uzngl kml
  • Emine
  • Özden
  • Yasin ve Semira
  • Çağrı kıldı
  • Abdulvahap Tunç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.9 (4)
9
%1 (2)
8
%1.9 (4)
7
%1.9 (4)
6
%1 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0