·
Okunma
·
Beğeni
·
173
Gösterim
Adı:
Kağnı
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056910661
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mahzen Yayınları
Baskılar:
Kağnı
Kağnı
Kağnı
Kağnı
Hâlbuki altmışlık kadın, kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş, sendeleye sendeleye yürüyor, bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu. Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye, ağlamaktan, içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı. Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü. Ayakları birbirine dolaşıyordu. Öküzlere “oooha” diye bağırmak istedi, sesi boğazından çıkmadı; elleri kağnıdan kurtuldu, yere yuvarlandı, tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu. Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor, yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu. Kağnıya yetişemeden tekrar düştü, yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü. Kağnı, taşlara çarptıkça, üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun, yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak, ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu.
144 syf.
·5 günde·7/10
Sabahattin Ali kısa öykülerinden oluşan bir kitap. Anlatım kısa sade ve yalın. Uyumadan önce hayale dalmanizi sağlayan yapıda. Kendinizi bı anlık olaya bağlayıp hemen soyutlayabileceginiz türden.
152 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Stefan Zweig kadar; insan duygularını ve karakterini iyi analiz eden ve iyi yansıtan bir isimdir Sabahattin Ali. Bunu özellikle "Kağnı" kitabındaki hikayelerle daha iyi anladım. Özellikle, kitaba ismini veren ilk hikaye olan "Kağnı", kitabın en son ve en uzun hikayesi olan "Bir Skandal" çok etkileyiciydi. Dönemin zorlu koşullarını, coğrafya değiştikçe insan karakterlerinin ve yaşayış biçimlerinin nasıl değiştiğini çok iyi yansıtıyor ve okuyucuya hissetiriyor yazar. Kitabın en önemli yanı ise hikayelerin hep mutsuz, hep olumsuz sonla bitmesi. Bir yerden sonra cidden fenalık geçirtiyor. Yani kendinize, hiç mi iyi bir şey yokmuş, hiç mi iyi bir şey olmuyormuş diye sormanıza engel olamıyorsunuz. Ancak ne olursa olsun o dönemi, dönemin insanlarını ve yaşayış biçimlerini, alışkanlıklarını, kültürel özelliklerini anlamak ve öğrenmek için en doğru adreslerden biridir Sabahhatin Ali kitapları...
144 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Sabahattin Ali ve Yaşar Kemal dönem insanını çok iyi resmeden yazarlar. Aziz Nesin ve Muzaffer İzgü'de aynı fotoğraf çekme işini mizah üzerinden yapar. Yazarın bu hikaye kitabında yine dönem insanı ve dönemin düzenine dair hikayeler okuduk. Maalesef toplum olarak hala o dönem eleştirilen sorunları aşabilmiş değiliz. Fikir arkadaşı, düşman, bir skandal beğendiğim hikayeler oldu. Genç yaşta öldürülen yazar eğer katledilmese çok değerli eserler ortaya çıkaracağı muhakkakmış. Kuyucaklı Yusuf dışında diğer romanlarını da çok beğenmiştim. Geçenlerde böyle bir platformda Peyami Safa'nın daha değerli eserler ortaya çıkardığı Sabahattin Ali'nin gereksiz abartıldığını okudum. Peyami Safa'nın eserlerinde psikolojik durumlar daha çok işlenir. Yazar yazın olarak insanın o yönünü tercih etmiştir( ki hayatın binlerce farklı yönünde her yazarın aynı şeyleri yazmasını beklemek en büyük yanlış olur). Sabahattin Ali ise insan ilişkileri, halklar ve haklar üzerine eğilmiştir. Bu kıyasın yapılmasını doğru bulmuyorum. Yine içimizdeki şeytan romanında yer alan karakter psikolojilerinin Peyami Safa'nın tasvrilerinden aşağı kalır yanı yok diye düşünüyorum. Yine Sabahattin Ali genç yaşta katledilmiş Safa ise uzun yıllar üretme fırsatı elde etmiştir. Son olarak içimizdeki şeytan roman baş kişisinin Peyami Safa olduğunu söyleyenler de var. Hatırlarsanız karakter istemediği halde belli bir siyasi gruba dahil edilmek istenmiş, zoraki aralarında kalmıştır. Safa'nın da hayatında çok dalgalı siyasi düşünceleri olduğu malum. Belki roman nazire olarak yazılmıştır belki de alakası yoktur. Her düşünce, her farklı yazar insana daha çok şey katıyor şüphesiz. Olabildiğince çeşitli eserler okumak ümidiyle herkese iyi okumalar diliyorum...
Erkekler belki mühendis, belki doktor, belki avukat veya muallim olmuşlardı, fakat bunu bir fikir ihtiyacı olarak değil, iyi karnını doyurmak, iyi giyinmek, güzel karı alabilmek için yapmışlardı. Yani dimağ gibi en asil bir uzuvlarını midelerine ve tenasül l cihazlarına uşak olarak kullanıyorlardı.
Sabahattin Ali
Sayfa 101 - Ezr yayıncılık
Bütün dünya budala mı?.. İnsan acayip mahluk.. Kafası bir kere bir şeye saplanıverince en akıllısından böyle bir Mecnun doğuyor.
Sabahattin Ali
Sayfa 89 - Ezr yayıncılık
Guliverin cüceler memleketine düştüğü zamankinden daha çok hayret içindeydim. Ve bana tiksinti veren bu ruh cüceleri beni de her tarafimdan sımsıkı bağlamışlardı. Kıpırdanmaya imkan yoktu.
Sabahattin Ali
Sayfa 133 - Ezr yayıncılık
Sevgilime değil, aşka, beni sarsan, serseri yapan, vukuat çıkartan bir aşka aşıktım
Sabahattin Ali
Sayfa 96 - Bir Skandal
“On adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözlerini dikerek bakmaya, denizi yalnız muhayyilede görmeye mecbur kalmak az azap mıdır?”
Başkalarının malına, canına, karısına hürmet etmeyi bilen bu adamlar -tabii yalnız sözde-, bunların hepsinden daha kuvvetli ve mühim olan fikirlere, kanaatlere hürmet etmeyi bilmiyorlar.
Biliyor musunuz, bir dakika, hatta bir saniyede verilen veya verilmeyen bir karar, bir tereddüt anı, insanın hayatı üzerine uçsuz bucaksız neticeler doğurabiliyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kağnı
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056910661
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mahzen Yayınları
Baskılar:
Kağnı
Kağnı
Kağnı
Kağnı
Hâlbuki altmışlık kadın, kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş, sendeleye sendeleye yürüyor, bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu. Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye, ağlamaktan, içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı. Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü. Ayakları birbirine dolaşıyordu. Öküzlere “oooha” diye bağırmak istedi, sesi boğazından çıkmadı; elleri kağnıdan kurtuldu, yere yuvarlandı, tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu. Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor, yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu. Kağnıya yetişemeden tekrar düştü, yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü. Kağnı, taşlara çarptıkça, üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun, yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak, ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu.

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Sedef Çarboğa
  • Ayşe İNCE
  • Selçuk Şakır
  • Serhat Fazla
  • Ada Karen
  • MERVE CAMİOĞLU
  • İlayda Dağdelen
  • Seçil Örengül
  • Martenteo
  • Tahir Can Yılmaz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (2)
9
%0
8
%0
7
%25 (2)
6
%12.5 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0