ALLAH ﷻ İSTEDİ DİYE YAPILMALI HER İŞ
Otursam, otursam ve dinlesem..
Kalbimi, ruhumu..
Dış dünyanın kalabalıklarında kaybolup gidiyoruz, hep kulak tıkıyoruz kalplerimize, ruhlarımıza halbuki en mühim olan değil miydi, insanı insan yapan onun ruhu, gönül güzelliği..
Şimdilerde kaybettik gönül güzelliğini, gönüllere kulak tıkar olduk, görünüşlere göz açtık.
-Biz yalnız kalmayı asosyal olmak zannettik, sosyal olduk peki sosyal olunan şu zamanda geriye dönüp baktığımızda mâneviyatımızdan neler kazandık, neler kaybettik?
-Biz okul okumayı sadece meslek sahibi olup para kazanmak zannettik peki şimdi nerede ilim sahipleri, nerede âlim yetiştiren okullar?
-Biz evlenmeyi gelenek saydık, "Benim yaşım geldi evlenmem gerek" dedik, dedik de ne oldu ? Ortaya evde olmayan yuvalar, dağınık yuvalar çıktı, huzursuzluk çıktı, sadece 'gerekli' diye yapılmış evlilikten geriye kalan ne oldu? Veya ortaya çıkan ne oldu? Koskocaman bir hayal kırıklığı, aile içi çatışmalar ve yıkılmış bir düzen dolayısıyla yıkılmış bir toplum..
-Biz olması gerekeni yobazlık saydık, olmaması gerekeni modernlik..
Halbuki biz ne yanlış yaptık! Onca hafızlar, âlimler, hocalar (hepsinden Allah razı olsun) yetişti..yetişti lâkin neden yeterli değil şu topluma bunca hizmet? İnsanları bir günde cahil ettikleri zamanlarda gizlice kenarda köşede Kur'ân eğitimi veren, çocukların Kur'ân üzerine eğitimi için çabalayan tek tük insanların zamanlarından çıkan ne çok alim varda, şu bolluk zamanlarında neden yok!? Gösterişten, makam, mevki sevdasından uzak, Allah rızası için işini yapan kaç kişiyiz? İnanın çok azdır, görünen, okunan ve toplum düzeni bunu gösteriyor..
-Biz birşeyleri eleştirmekten, düzeltmeye vakit bulamadık dostlar, şu vakitte, şu asırda en büyük prensip en iyi tavsiye şudur; "Birşeyleri değiştirmeye kendinden