Tarihin en büyük işkence iddiaları karşısında Batı dünyası suskun kalmayı tercih etti. Guantanamo'da olanları, diğer cezaevlerinde, hapishanelerde yaşananları tüm dünya izledi. Mazlumlar ve zalimler değişse de zulmü tribünden seyredenler değişmedi, değişmiyor. Avrupa Bosna'da ölmüş, Suriye'de gömülmüştür.
İnsana sadece ve sadece insan olduğu için değer vermeyen bir anlayışın, küresel güvenliği ve huzuru sağlaması söz konusu olamaz. Vicdanların çölleştiği bir dünyada, toprağın çölleşmesini önlemek mümkün değildir. Önce vicdanları adaletle, ötekine saygıyla, barışla, merhametle zenginleştirmemiz gerekiyor.
Anladım elmayı ısırınca, çünkü hatırladım. Hatırladıkça anlarmış insan unuttukça tükenirmiş. Çöktüm dizlerimin üstüne pansiyon odasında. Dua ettim. Allahım acıya, derde, kedere razıyım, bana aşkımı unutturma.
Allahım yanmaya, paralanmaya, ufalanmaya razıyım, bana derdimi unutturma.
Allahım bana onu unutturma.
Amin.
Çünkü insan yaşadığı gerçeğin gerçek olduğunu bilse bile, gerçekle hakikatin farkını fıtraten bilirdi. Bu sebeple görmeden inanmam diye diye yaşar, ama görse bile şüphe ederdi. Öte yandan inanacak olan, zaten görmediği için inanırdı. Çünkü göz görmezdi. Bir parça ışığın yokluğuyla görme yetisini kaybedecek olan neyi görsündü.