Eski İstanbul’un puslu sokaklarında, adalet ve intikamın birbirine karıştığı sarsıcı bir yolculuğa hazır olun! Komiser Muharrem: Baltalı Hano’nun Peşinde, sadece bir suç hikayesi değil; bir kadının hayatta kalma ve öç alma çığlığı.
Kitabın en vurucu noktası, masum bir kadın olan Hanzade’nin uğradığı ihanetler ve yaşadığı büyük acılar neticesinde nasıl bir dehşet figürüne dönüştüğü. Hanzade’nin o sessiz dönüşümü, kitabın ruhunu oluşturuyor.
Komiser Muharrem, bu davada sadece kanunları uygulamıyor; Galata’nın dilini, kabadayıların raconunu ve sokağın kurallarını bir usta gibi kullanarak iz sürüyor. Hanzade’nin peşindeki bu amansız takibi, aslında bir "vicdan muhasebesine" dönüşüyor. Muharrem, katili ararken aslında bir devrin karanlık yüzüyle yüzleşiyor.
Hanzade’nin o keskin baltasının gölgesinde, Komiser Muharrem’in zekasıyla örülü bu tarihi polisiye, son sayfasına kadar sizi o eski İstanbul’un tekinsiz sokaklarında hapsedecek!
Bilinen tarihi unutup birde bu kitaptan okumak gerçekten ilginç bir deneyim oldu.Ara ara kitabı elime alıp tekrar tekrar bakıyorum çok ilgi çekici bir kitap
Duygu kızıyla birlikte babasının evinde yaşamak zorunda kalan işte ve evde hayır demekte zorlanan nedenlerini yürüyüş arkadaşlarıyla yaptığı sohbetlerle keşfederken ,Serdar ise 6 Şubat depreminden sonra travma sonrası stres bozukluğu çeken bu sorunuyla başetmeye çalışmaktadır.
Her ikisinin yolları hiç beklenmedik bir şekilde kesişir .
İçindeki bilgiler ve olaylar yaşam içindeki sorunlarla baş etme yolları için rehber niteliğinde.
Tekrar okumak istediğim ve devamını merak ettiğim bir kitap.