Yaşamın en ışıltılı, en canlı olduğu yerde çoğalan güzellik. Aşk, yürek, ve sözcükler. Sözcükleri unutmamak lazım. Duyguların içinde akıp şekillendiği, duyguların onlarla süslendiği araçlar. Yaralı yüreklerin imdadına yetişen ilaçlar. Sözcükler; mutlu yüreklerde açan tomurcuklar.
Karanlık, çaresiz ve dar günlerde dostlar azalır. Hep böyledir, yenilgi beraberinde yeni yenilgiler getirir. Hep böyledir ; acı günlerde, ihanetin, düşmanlığın, riyakarlığın, fetbazlığın, sahtekarlığın keyfine diyecek yoktur. Kurt dumanlı havayı sever ; ihanet de dar ve acı günleri...
Her şeyden önce, 'niçin mücadele?' sorusunun cevabı lazım."
Ülkedeki olaylar, Türkiye'nin siyaseti, 1925 başkaldırısı, yenilgi, katliam, sessizlik, ülkeden kalkan toz ve dumanlar, talan edilen evler, dul kalan gelinler, boynu bükük ağlayan çocuklar, öksüz ve yetim çocuklar. Çocuklar, çocuklar...
İşte 'niçin mücadele?' sorusunun yanıtı.
Yani bir çaresizlik trajedisi, bir tutsaklık ağıdı.
Ülkemiz ve halkımız bizlerden bir şeyler bekliyor. Aydınlardan, okunmuşlardan bir şeyler bekliyor.”
“Halkımızı yalnız bırakmayacağız.”
“Birliğe, sağlamlığa ve tek vücut olmuşluğa dayalı bir mücadele lazım.”