İnsanın, hayatta güç alabileceği manevi kaynaklarının olması ne güzel. Çok şeye gerek duymuyor insan zor anlarda. Bir bakış, bir gülüş, bir söz; sadece bir an ve yüreğe işleyen o anın büyülü sonsuzluğu! Ama insanca ve içten. O bir an yetiyor her şeye.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bundan sonra kendimi hiçbir şeye şartlandırmamaya karar verdim.Dört yıllık pratiğimde çıkardığım en hayati dersti bu.Yaşamak istiyorsam bunu kararlıca uygulamalıydım.Basit fakat zor ilkeydi bu;ama hayati olduğu da kesindi.Tuhaf ve ironik olan şey ise,yaşamımın en hayati dersini,sırtımı bir mezar taşına dayayarak çıkarmış olmamdı.''
Eşyalarımı toplayıp yeleğimin ceplerine yerleştirdim.Diğer odaya geçerken iki kapı arasındaki duvara asılı boy aynasının önünde bir an duraksadım:Sivil giyinimli,saçları dağınık,hafif sakallı ,yüzü solgun 'yabancı' biriyle göz göze geldim;bakıştık bir an,sonra aynı anda yürüyüp kaybettik birbirimizi.''
...
Kırk-elli metre üst tarafta kalan yolda silahlar patlıyor. Panzerler geçiyor sonra… Işıldakların yükselip alçalışını, tepemdeki çalılıkların dallarına asılı kalan yağmur damlacıklarında görüyorum. Işıl ışıl yüzlerce ışıklı su damlacığı, turuncu yıldızlar gibi titreşiyor tepemdeki çalılıklarda. Sırtüstü uzandığım yerden gökyüzüne kurulmuş bir kasabaya bakıyorum sanki