Kitleler önderlerin sözlerinden etkilendiklerinden daha fazla fiillerinden etkilenirler.
...
Hz. Muhammed (a.s.) pek çok toplumsal problemi düzeltirken ya kendisi ya yakın akrabaları üzerinden fiilen örneklik yapardı. Örneğin Veda Hutbesi'nde "İlk kaldırdığım faiz, amcam Abbas'ın faizidir." demiştir. Keza ilk kaldırdığı kan davası yine kendi nesebine dayanan bir kan davasıdır. Burada da soyların üstünlüğü tabusunu kırmak için topluma karşı "Soylar birbirine üstün değildir." dedikten sonra hem kendisinin hem de yakınlarının evlilikleri ile bu algı ile fiilen mücadele etmiştir.
Zeyd, Cahiliye döneminde bir baskında esir düşmüş ve köleleştirilmişti. Hz. Hatice tarafından Hz. Muhammed'e peygamberlik öncesinde hediye edilmişti. Kaynaklarda ittifakla anlatıldığına göre babası daha sonra Zeydi bulmuş ve ücreti mukabilinde onu azat etmesi için Hz. Muhammed'e ricacı olmuştu. Hz. Muhammed (a.s.) hiçbir ücret istemeyerek Zeyd'e isterse gidebileceğini söylemiş ve Zeyd'i muhayyer bırakmıştı. Karar verme hakkı kendisine tanınan Zeyd'in "Ben bu adamın yanında öyle güzel şeyler gördüm ki onun yanından ayrılmak istemiyorum." mealinde konuşması, babasının yanında özgür olarak yaşamak yerine Hz. Muhammed'in yanında köle olarak kalmayı tercih etmesi üzerine Hz. Muhammed (a.s.) onu azat etmiş ve evlat edinmişti.
Zeyd, Hz. Muhammed'e ilk inananlardan birisi olmuştur. Her sıkıntılı anda Hz. Muhammed'in en yakınındaki kişilerdendir. Taif'te tüm dünyanın Muhammed Mustafa'sı (s.a.v) taşlanırken kendi bedenini ona siper etmeye çalışan sahabi Hz. Zeyd'dir. O Zeyd ki ordu komutanıdır. Mute savaşında Hz. Muhammed (a.s.) için canını vermiştir. Hz. Muhammed (a.s.) onun vefatını ağlayarak sahabilerine duyurmuştur.
Aslında bu okumalar esnasında denk gelinen bir garabet olmaktan çok insanların kulaklarına kitap dışı kaynaklardan (sosyal medya gibi) itilen bir propaganda.