Hangi isimlendirme olursa olsun ben bu isimlendirmenin delilini incelemedikçe bütün toplum, bütün yeryüzü kabul ediyor olsa bile ben bunun delilini ister, delil yoksa itiraz ederim. Kur'an'ın bana sağladığı bu bakış açısı inanılmaz bir epistemolojik yıkım ve yapımdır.
Yıkımdır. Zira koyun gibi güdülmeyi sağlayan isimden büyülenmeyi yıkar. Yapımdır. Çünkü o boşluğun yerine konulacak tek şey delildir.
İnsanlar isimlendirmelerden büyülenmeyi bırakamadıkları sürece ne okurlarsa okusunlar koyunlar gibi isimlerin peşin den koşarlar. Unvanı belirleyen böylelerinin fikirlerini de belirlemiş olur. Eleştirel okuma melekesini asla geliştiremezler. Çok okusalar dahı öğrenemezler. Başkalarına fikri köle olmaktan kurtulamazlar
Bir kişi ciddiye alındıysa ve önemli bir isimlendirmeye ulaştıysa en saçmaladığı noktalarda bile hikmet aranır. Adı karalandı ise her sözünde bir sıkıntı aranır. Mesela Gazali'nin adı böyle bir yaygın propagandaya maruz kalmıştır.
İsimlendirmeye gerçeklik atfedilmesi naçizane kanaatime göre analitik düşünme kabiliyetini yok etmektedir. Bu hastalığa müptela olmuş kişiyi övülenler ve övülmeyenler dünyası içinde bir hayata hapseder.
İnsanların kullandığı -dır/-dir'li cümlelerin çoğu isimlendirme ve tanımlamadır. Bu cümlelerin altı genelde boştur ve ispatlanamaz, yalnız isimlendirilir.