Eskiden geçmişe dönme şansın olsa hangi dönemde yaşamayı seçerdin sorusuna 13. yüzyıl cevabını verirdim. Mistik dervişler, gerçek misafirperver anadolu halkı, konar-göçer yaşayan köklerim, Ahiyanı Rum, Bacıyanı Rum hepsi birer masal gibiydi. Tarihin sayfalarını yeni yeni bu kadar derinden karıştırma fırsatı buluyorum. Okurken bazı yerlerde tüylerim ürperdi doğrusu. Meğerse 13. yüzyıl acıların, işkencelerin, kanlı ölümlerin yüzyılıymış. Ve her şeye rağmen Türklüğümüzü yaşatmayı başarmışız.
Eser akıcı, çok severek okudum. Fakat bazı yerlerde isimler detaylar çok hızlı geçiliyor, henüz daha kişileri ve olayları sindiremeden bir diğerine geçiyordu, belki biraz daha derine inilebilirdi, o zaman da çok kalın bir kitap olabilirdi. Eserin asıl amacı Moğol istilaları olduğu için Türkiye Selçuklu Devleti içindeki karışıklıklar ve olaylar daha yüzeysel kalmıştı. Ama moğolların Türkiye Selçuklu dönemi üzerindeki etkisi oldukça etkili işlenmişti. Mevlevi tarikatı ile ilgili değerlendirmeler de çarpıcıydı. Yazarın emeğine sağlık.