Oyle bir hale gelmisiz ki, "gercek hayat" bize adeta bir is, bir odev gibi gorunuyor, onu kitaptan ogrenmeyi yegliyoruz.Peki neden bazen telasa kapilir, kimi kaprisler, cilginliklar yapariz? Istedigimiz nedir? Bunu kendimiz de bilmeyiz. Kaprislerimiz, isteklerimiz yerine gelse bundan ilk biz zararli cikariz. Bize daha fazla serbestlik vermeyi ellerimizi cozmeyi, hareket alanimizi genisletmeyi ustumuzdeki vesayeti kaldirmayi deneyin bie... Sizi temin ederim bu anda tekrar vesayet altina girmeye can atariz.
Gene de hicbieinin ne kiligindan, ne suratindan ne de herhamgi bir manevi kusurundan cekindigi yoktu. Hicbiri alemin onlara tiksinerek baktigini aklina getirmiyordu;getirse bile, boyle dusunen kisi amirleri olmadigi surece aldirmazlardi. Hudutsuz gururum ve bunun dogurdugu asiri titizligim yuzunden boyuna kendimle meshul oluyor, kendimden bazen tiksintiye varan cilginca bir hosnutsuzluk duyuyor, baskalarinin da bana ayni gozle baktigini dusunuyordum.
Bana bagirarak irademin bagimsiz oldugunu, yalniz onun normal cikarlarima, tabiat kanunlarina ve aritmetige uygun olmasina calisildigini soyleyeceksiniz.
-Hadi efendim, is cetvelle aritmetige dayaninca, iki kere iki yalnizca dort ediyorsa, iradenin lafi mi kalir! Iki kere iki, iradem karismasa da dort edecek. Irade bu mudur!
Keske sadece tembellik yuzunden hicbir sey yapmayan bir adam olsaydim. Tanrim, o zaman kendime nw buyuk saygi duyardim. Benim icin, "kim bu adam" diye sorulunca "tembelin biri!" cevabini verirlerdi ki, bunu duymaktan da son derece hoslanirdim.