Ne kadar da kolay öyle değil mi? Daha çiçek açmadan tohumuna göre yargılamak insanları , oysa tohumlarımızın pek bir farkı yok . Hepimiz filizlenmeyi beklediğimiz ana kadar aynı türün farklı versiyonlarıyız sadece .
Biri vardı , adı kime lazım ? Kimsenin beni sevme zahmetine girmesini beklememem gerektiğini söyleyip dururdu . Belkide haklıydı , zaman sadece bana gittikçe azalan sabrımdan daha çok acır konuma gelmişti .
Ben asırların geçmişi geleceğe bağladığı kadar gerçeğim . Ruhumun kendine savaş açması kadar tehlikeliyim. Gözlerimde oluşan kıvılcımlar gibi vurgunum ve en önemlisi , canhıraş koşturan bedenimin sığınacak bir kucak araması kadar çocuğum .
İnsan bir kerelikte olsa bu sevme gafletine düştüğü zaman o çukurdan acı almadan çıkması olanaksız hâle geliyor . En az kesici yara bile vücudunda derin izler bırakan , acının âdeta hatırlatıcısı konumuna erişiyor .