sessiz oturabilir miyiz seninle aramızda yaprakların hışırtısından ve ceylanların hayata çıkışından başka bir ses olmadan
beni sessiz de sevebilir misin yağmur almış toprağı ve üşüyen kainatı dinlerken araya dünya sözleri karışmadan
biliyor musun çekirgelerin unutulmuş ülkelerin kahrından kuruyan nehirlerin diliyle konuşabilirim seninle duyabilirim seni hiç konuşmadan
kalbinin atışlarını duyabilirim içinde bir yaz gezmesine çıkan çocuğu ve dudağın en uzak sokağında biriken dilini hayatın sökebilirim, öğrenebilirim sözcükler bağırtılar klaksonlar ona karışmadan
ay sesiyle, gün sesiyle, gül sesiyle tırmanırım kalbinin tepesine ve işte zakkumların diliyle konuşabilirim seninle rüzgârın ve acının bildiği dilde acelesiz, hiç yarışmadan
sessiz oturabilir miyiz seninle