Puruşa

Puruşa
O gözlerle görülmeyendir onunla gözler görülür.
Serbest
Üniversite
Diyarbakır
Lice, 4 Nisan 1994
34 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Bütün bir kış boyu sadık kaldığım sen, yazın ateşi içinden duydum seslenişini ey sahte bakış, gönlünün bir kenarında yok et beni.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çaresizliğim gece yarısı gelir bakar sanki çoktan ölmüşüm gözler karadır ve alnım çiçek yorgunu hüznümün acı balı sayrı toprağa dökülür kızıl gecelerde beni uykusuz bırakır görmek güzün huzursuz ölümünü. Çaresizliğim gece yarısı gelir güneş ve yağmurun karmaşık düşlerinden, çok erken övmüşüm her şeyi kapıma da korkularıma da yabancıyım ben, soğuk duvarlardan üstüme inen binlerce yıl alır beni az biraz kışa götürür. Çaresizliğim gece yarısı gelir vadi değişmiş, ay çayırlara inmiş, kızgın akşamın kırık orağı pencereye yaslı, gözlerini bana dikmiştir. Bilirim ki artık yenilmişim şu orak gibi, kimse yanıltamaz beni şimdi, sabah olmadan hükmünü okuyan nehir bile yanıltamaz beni.
Kimseler taşımaz bu mektubu kış günü yükselen ay'ı deli sanan destan bir ömrün zirvesindeki mezarına
Ağızlardan taşar bir buğday seli sessiz işir dereler mehtaplı gece seslerinde bırakılmış birikintilerden sonuna dek içilmiş denizlere doğru. Martılara serp gözlerinin tuzunu ama hiç koklanmamış yazlarda boğduğun ne varsa aç ve yok ol yaramın ağızında
Uyandıklarında unutulmuş olacaklar tepelerden kopup gelen kahkahalarda, bir kurtlar fırtınasında koyun kafalarını dumanlı kentlerin üzerinden estirip toz eden. Ama sen toz olma yıldızların kıyısına varan o tükenmez açlığınla. Geceleyin mısraların oraklarına tepinerek gözlerini geçirecekler şişine ölümsüzlüğün. Ama sen toz olma. Sıkı çek küreklerini kemiklerine kadar dağıt ne doğuya ne batıya yas'lanmayan rüzgârı, evet, asla acı vermediklerini yok eder acı. /