Puruşa

Puruşa
O gözlerle görülmeyendir onunla gözler görülür.
Serbest
Üniversite
Diyarbakır
Lice, 4 Nisan 1994
34 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Ölüm denilen şey neydi? Bunun yanıtını öyle gösterişli sözlerle veremezdi: O bu yanıtı içinde hissediyordu, o ona bütün benliğiyle sahipti. Ölüm bir mutluluktu, öylesine büyük bir mutluluktu ki, ona ancak Tanrı'nın izniyle kavuşulabilirdi, o son derece acı veren yanlış yola sapmaktan bir geriye dönüş, ağır bir yanlışın düzeltilmesi, en korkunç zincirlerden ve engellerden kurtuluştu... Yaşamın sona ermesi ve bedenin parçalanması mı?" Böyle boş kavramlardan korkanlara gerçekten acımak gerekirdi! Neydi sona erecek olan ve neydi parçala- nacak, parça parça olacak şey? Senin şu bedenin... şu kişiliğin ve karakterin, hantal, inatçı, kusurlu ve her türlü nefrete layık bu engel, başka bir şey, daha iyi bir şey olma engeli! Her insan bir hata, bir yanlış davranış değil miydi? Dünyaya gelir gelmez sıkıntı ve üzüntü içinde geçecek bir esaret zincirine bağlanmıyor muydu? Hapishane! Hapishane yaşamı! Her yerde zincirler ve engeller bekliyor insanı! İnsan, kişiliğinin demir parmaklı penceresinden çaresizce bakar kendisini çepeçevre saran bu hapishane duvarlarına, ta ki ölüm gelip onu evine ve özgürlüğüne çağırıncaya kadar...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
onlara selamı yaymalarını ve kendileriyle ilgili olan hususlar hariç az konuşmalarını emret.
"Göklerin ve yerin hükümranlığına, Allah'ın yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı?"
Yalnızca gerçekten mükemmel ruhlar neşeli olma hakkına sahip olmalılar, ya da çocuklar veya yaşlılar. Ama neşeli insanlar genellikle nitelikten yoksundurlar. Bence neşe, kendimizi içinde bulduğumuz durumu yeterince anlayamamak- tir.
ÖLÜMÜN KONUMU Ölüsünün ağzında bir düzlüğün ölüsü Ben kendimi isterim her yerdeki bir yerde Ayak bileklerimin üstünde iki kıvrım Unuttuğum bir şey var, onun içinde Ve yadırgadığım. Ben kendimi taşırım İçinde olmadığım bir güne Bir yaprak biçiminde -boşluksa tırtıl- Bir de işte tek kalmanın acısı, bir de Nemli toprakta yüzükoyun Yokluğuma kar biriktiren yazla birlikte İmgesiyim ölümün.