Mali

Şarlman hanedanından Haçlıların zuhuruna kadar olan devre­ de ortaya çıkarak, İspanya, Normanya, Fransa ve Avrupa'nın di­ğer bölgelerine yavaş yavaş yayılan şövalyelik mesleği at sırtında yapılan bir iş olup, Ortaçağ Avrupa'sının zırhlı aracı vazifesini görmektedir.
Sayfa 31 - Selenge Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Ortaçağ Avrupa insanı için en önemli güç kaynağı hayvan gücü ve özel­likle at ile öküz idi. Bu manada Dünya öküzün sırtında geçirilen bir hayattan ibaretti. Hayatları lüks sayılan soyluların yatakları ise çoğu zaman samandandı ve bizzat saman üzerinde yatanları vardı. Batı Avrupa kentleri ve ovaları tarıma elverişli yerler ol­makla önemli nüfus merkezlerini teşkil ediyorlardı. Ziraatta kul­lanılan en önemli alet ise saban idi. Çağın en üstün teknolojisini bu sabanlar temsil ediyordu.
Sayfa 30 - Selenge Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Kuzeyli ya da kuzey adamı anlamında "Northmen" kelimesi­nin değişmesiyle "Norman" şeklini almıştır. İskandinavya halkıdırlar. Avrupa'nın Türklere benzetilen kav­midir. Normanlar Avrupa'da en tesirli siyasi unsurlardan birisi ol­muştur. İsveçli Waregler diye bilinen bir kısım Norman Rusya'daki halkın davetini bahane ederek buraya gittiler ve bölgedeki Slav kabilelerini birleştirerek, Romanoflar'dan önce 862-1598 tarihleri arasında Rusya'yı "Rurik hanedanı" adıyla yönettiler.
Sayfa 28 - Selenge Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Gerçekte Hıristiyanlık'taki mezheplere bölünme olayı Haçlı Se­ferleri sonrasında daha da artarak devam etmiştir. Fransiskenler, Dominikenler, Tinciler, Templierler ve Hospitalierler tarikatları gi­bi büyüklü küçüklü Haçlı ruhunu canlı tutmak isteyen birçok or­ganizasyon türemiştir. Bunlardan Templier Şövalyeleri (İsa'nın yoksul şövalyeleri)'nin daha sonraki dönemde Papa V. Clemens ta­rafından 1312'de kaldırılmasına rağmen Osmanlılar çağında "Sen Jean Şövalyeleri''. adıyla, Akdeniz havzasında yaptıkları korsanlık mesleğiyle kendilerini canlı tutmaları calib-i dikkattir.
Sayfa 27 - Selenge Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
İslam Tarihinde Müslüman Araplar'ın Afrika ve İşbiliye üzerinden yaptıkları akınları daha sonra Müslüman Türklerin Anadolu' dan yaptığı akınlar takip etmiştir. Haçlı seferleri önce İspanya ve Sicilya adalarına yönelmiş ondan sonra da Anadolu ve Ortadoğu'ya dönmüştür. Hz. Peygamber döneminden itibaren Doğu Roma ve Batı ordularıyla savaşlar yapılmıştır. Fakat bu defa gerçekleşen savaş sadece bir küçük coğrafyada olan ve küçük bir alanı etkileyen savaş değildir. Özelikleriyle farklılıklarını hissettiren daha geniş bir coğrafyada ve daha uzun süreyle devam eden adeta bir Dünya savaşı niteliğindedir. Hatta birçok tarihçi Haçlı Savaşları'nı ilk Dünya savaşı olarak görmektedir. Bazı tarihçiler Haçlı Seferlerini Şark-Garb karşılaşması olarak görürken, bazıları Haç-Hilal ve Hıristiyanlık-İslam karşılaşması olarak adlandırmaktadır.
Sayfa 24 - Selenge Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Reklam