🌿"Söz ağızdan çıkmadan önce üç kapıdan geçmelidir: İyilik, nezaket ve lüzum.
Benim sözlerim uyanış saati gelenlere çağrıdır; uyumakta ısrarlı olanlara ise ninnidir.
Duygusal açıdan tükenmiş olanlar, daha açık sözlü olurlar. Zira kaybetmeyi umursamazlar artık. Bu yüzden ben kimsenin onayına ihtiyaç duymadan konuşuyorum. Bu halim ukalalık olarak algılanıyor sanırım ama onlara şunu derim ancak:"Kendini yetiştirememiş biri anlayamadığı kişiyi ukala zanneder." Kaldı ki öyle kişilere mütevazı davranırsan, azgınlıklarını artırmış olursun zira, yanlışı yüzüne söylenmeyen kişi ayıbını hüner zanneder.
Ruhsal uyanışını gerçekleştirememiş ham-ervah kişiler beni sevmese ben ne kaybederim ki. Onların cenneti yok ki beni ondan mahrum etsinler; onların cehennemi yok ki beni onunla tehdit etsinler. Beni Allah sevsin yeter.
Biz bilgi ile bilgelik arasındaki farkı da iyi biliriz. Mert olan gelir gerçek ismiyle yüzüme karşı konuşur. Sahte rumuzların ardına gizlenip ahkam keserek kahraman olunmaz. Buna kalleş güreşmek denir ki bu hal münafıkların adetidir. Müslüman adil ve dürüst davranır.
Esasen ben bu tür çirkin yaklaşımlardan etkilenen biri değilim. Zira herkesin amel defteri kişiye özeldir, münferittir ve oraya başkalarının hakkımda konuştuğu şeyler değil benim yaptığım şeyler yazılıyor. Ama yine de sen insaflı ol ve beni benden dinle; bir müfterinin iftiralarıyla beni tanımlamaya kalkışma. Ben herkese aynı değilim. Tevazu ile gelene tevazu, kibirle gelene kibir prensibimdir. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Hayırlı geceler."🌿
Yıldırım Kerem Çambel