"Çekik gözlerinde kapanmamış bir hesabın, açık kalmış, kabuk bağlamamış bir yaranın, üzeri çizilmemiş bir derdin bakiyesi vardı. Hemen her gece rüyalarıma girmesini, olur olmaz yerde aklıma gelmelerini, her canım yandığında onun hatırasına sığınmamı, onca zaman sonra bile içimden eski, kurumuş, taşlı bir dere yatağı gibi geçmelerini saymazsam, tam on beş yılın ardından yeniden karşımda duruyordu..."
"İçimden herkesi uğurladığımı, artık işimin kalmadığını, sonsuza kadar kapattığımı sandığım yas evinin çoktandır yağlanmamış kepenkleri eski bir aşkın, bedeli ödenmemiş bir suçun, kapanmamış bir yaranın yasını tutmak için sanki yeniden açılıyordu."