Luis, büyüdüğünde, sana hayvanların adlarıyla numaralarını öğreteceğim. Yirmiye kadar. Yirmiyle yirmi beş arasında inek, boğa, ayı, geyik ve kaplan olduğunu biliyorum. Sırayla bilmiyorum ama, sana yalan yanlış öğretmemek için öğreneceğim...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ed- Bu yarasanın seni çok sevdiğine inanıyor musun?
Zeze- Evet, seviyor.
Ed- Yürekten mi?
Zeze- Bundan hiç kuşkum yok.
Ed- Öyleyse arkandan geleceğine inan. Ortaya çıkmakda gecikebilir. Yine de bir gün seni kesinlikle bulacaktır.
“Çoçukların yatma saati geldi”, dedi.
Böyle söylerken yüzümüze bakıyor ama bu gece aramızda çocuk olmadığını biliyordu. Hepimiz böyüktük. Küçük küçük parçalarla, aynı üzüntüden payını alan büyük ve üzgün.
-Ne var Zeze?
Hiç. Şarkı söylüyordum.
-Şarkı mı söylüyordun?
Evet.
-Öylese ben sağır olmalıyım.
“İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyormuydu yoksa?”
Əgər Kafka, yaxud da onun kimi hansısa başqa yazıçını istedadsız görürsünüzsə, deməli, o, sizin yazıçınız deyildir. Özünüzə uyğun olan ədəbiyyatı oxuyun. Ədəbiyyatın əsrarəngizliyi də məhz bundadır.