Toplumları toplum yapan konuşmadan anlaştıkları değerleridir. Ne zaman ki insanlar gevezeleşir, her konu tartışmaya, her değer izaha, her yargı kanıta muhtaç kalır, orada taşıyıcı kolonlar yerinden oynar. Temel sarsılmaya başlar.
Bütün teessürlerimiz, inkisarlarımız, hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?
İnsanları, kendi cinslerinden biri üzerinde kudret ve salahiyetlerini denemek kadar tatlı sarhoş eden ne vardır? Hele bunu yapmak firsatı, birtakım ince hesaplar dolayısıyla, ancak muayyen bazı kimselere karşı kendini gösterirse.