Zarifoğlu, soyadını sol yanında zarifce taşıyan güzel adam.
Korku ve Yakarış'ı okuduktan sonra insanda çokça mısralar kalıyor.
Kimi zaman kelimelerin içinde kayboluyorsunuz, kimi zaman kelimelerin ritmiyle yakarış içindesiniz.
Peki korku neyi karşılıyordu?
Malum insanların putları kadar korkuları vardır. Para, şöhret, makam cinsinden elde edilemeyince oluşan korkular. Aslında esirlik zincirine dönüşen korkular.
Zarifoğlu'nun bu korkuya ise hitabı da açık ve net.
"Bir yumruk harbinden nasıl kaçtın.
En arka safta bile kalmadın
Cengi attın dünyaya daldın
Tezeğe konan sinekler gibi
Dönüyor burgaç
Dünya üstten yanlardan daralıyor
Ovalardan
Dar geçitlerden sürülen sığırlar gjbi
Bir gün ister istemez
Karşısında olacaksın kaçtıklarının
Dua et
O gün henüz mahşer olmasın."