"Nicedir durup sana bakıyorum. Tek bir insanın içinde bunca hayat, bunca huzursuzluk mümkün değil. Natal küçük bir kent, oysa sendeki bu tutkuya kocaman bir dünya gerek."
Arzum gitmek, hiçbir şey düşünmeden, sözler vermeden gitmekti. Hayat hiç durmadan peş peşe dizilen trenlerden, yollardan, gemilerden ibaretmiş gibi. Derdimi nasıl anlatacağımı bilemiyordum. Hep daha uzağa gitme arzusu. Ama asla geri dönülemeyecek kadar uzağa.