'Her şey nasıl da anlam değiştirebiliyor zaman içinde, onu düşünüyordum,' dedi Selda. 'Bilmediğimiz şeyler karşımıza çıkıp bildiklerimizi altüst edebiliyor.'
'Ya, bazen hatıralar bozuluyor,' dedi. 'Sonradan bir şey öğreniyorsunuz mesela, bir daha eskisi gibi düşünmüyorsunuz. Hatta düşman oluyorsunuz hatıranıza.'
'İnsanı hatırasına düşman edecek kadar büyük şey ne olabilir ki?' dedi Selda. 'Zamanla soluyor, yıpranıyor deseniz anlarım da...'
'Şimdi kendi cümlesini arıyordu: hayattan beklediği şeyleri elde ettiği anda hepsinin budalaca olduğunu anlamış, yalnız bir adam... Belki. Bir cümle olabilir miydi bir hayatı değerli kılan? Yoksa, tek cümleye sığdırılmış hayat çok mu boştu? Hayatın nesi doğruydu, nesi yanlış? Ya da bu türden soruları sormak doğru muydu? Neden soruyordu bunları?'