Mutlu olmak, bu mutluluğu başkalarına da iletmek ne denli kolaydı! İnsan her zaman böyle yaşamalı, yaşam hep böyle tatlı geçmeliydi. Ama olmuyordu işte. Mutluluğun hemen yanında, yürekleri dağlayan insan yaşamını allak bullak eden bir de mutsuzluk bulunuyordu.
İnsanlar ne diye böyle yaparlar, bilmem ki! İyiliğe karşılık hep kötülük, hep kötülük. Sonra yaptıklarından utansalar pişman olsalar bari! O da yok... Hep kendilerini haklı görürler, rahatlarının bozulmasına dayanamazlar. Sanki çevrelerindeki insanlar onlara yaranmak zorundaymış gibi her şey onlardan beklerler.