O akşam benim için yepyeni ama bana - daha önce de görmüşüm gibi - tuhaf bir şekilde tanıdık gelen bir şeyin keşfine vesile oldu. Bunun bana - ilk deneyişinizde ayağınıza uyan bir ayakkabı gibi - daha ilk anda doğru geldiğini hatırlıyorum.
Denk geldikleri çocuğu üç kuruşa sattıklarına sevinirler de çocuğun adının ne olduğunu bile bilmez kör dilenciler...
"Mısır’da) onu yok pahasına, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona pek değer vermemişlerdi."