Şayet bana gerçeği, geçmişe ait bütün gerçeği
söyleseydiniz, sevgilim, ben de her şeyi unutabiliridim...
O zaman güvenle parlak, yeni bir hayata atilabilirdik.
Başıni hiçbir kötü niyeti olmadan, keyifsiz ama
umutsuzlukla sallardı. Açıkça söylememiş de olsa geçmişi inkâr etmiyordu; sessiz, gizli bir itirafı bu.
Hayır Dickie, yapamam bunu; faydasız bu. Onla-
n sayip dökecek gücüm yok.. Sonra bazı şeyleri niçin
yaptiğimı, niçin söylediğimi size anlatamam ki... Bilmi-
yorum... Yapacak birşey yok... Söyliyemem size..
Bu tatlı konuşmalar hemen her zaman
düşmanca
biterdi. Onun bir kelimesi beni şaşırtır; bir iz üzerinde
yürür, onu dinlemezdim; tehlikeli soru dilimin ucuna gelir bir ân, kendimi tutardim, ama sonra boğulacak gibi olur, frlatırdım ağzımdan bu sözü. Odile hemen her zaman elinden geldiği kadar işi alaya almak ister ama beni
ciddi görünce tepesi atarak
Oo... yeter artık, derdi. Sizinle geçirdiğim her
akşam işkence oluyor bana. Çekip gitmek daha iyi olacak