Andre Maurois

Andre Maurois

Yazar
8.6/10
116 Kişi
·
285
Okunma
·
40
Beğeni
·
2.921
Gösterim
Adı:
Andre Maurois
Tam adı:
Emile Herzog
Unvan:
Fransız Roman, Hikaye, Deneme, Biyografi, Tarih Yazarı
Doğum:
Elbeuf, Fransa, 26 Temmuz 1885
Ölüm:
Neuilly-sur- Seine, Fransa, 9 Ekim 1967
André Maurois (asil adı:Émile Salomon Wilhelm Herzog) (d. 26 Temmuz 1885 Elbeuf, Fransa - ö. 9 Eylül 1967 Neuilly-sur-Seine) Fransız roman, hiklaye, deneme, biyografi, tarih yazarı'dır.

Yaşamı

Alsas'li Yahudi asıllı zengin bir tekstil sanayici ailesinden olup ailesi Fransa-Prusya Savaşı'ndan sonra Alsas'dan kaçıp Normandiya'da Lebeuf'de bir yünlü tekstil fabrikası sahipleri idi. Maurois bu kentte doğdu. Maurois Rouen'de "Pierre-Corneille Lisesi"'de eğitimini yaparken Fransa'da 18. yy. dan itibaren en iyi lise öğrencilerinin girdiği "Concours général" imtihanlarına girip ödül kazandı. Üniversite diplomasını da edebiyat üzerinde yaptı.

Mecburi askerlik görevini bitirdikten sonra 12 yıl ailesi sahip olduğu fabrika ve şirketin idarecisi olarak görev yaptı. 1909'de Genevre bir Polonya'lı kontun genç kızı olan Jane-Wanda de Szymkiewicz (Jeanine) (1892-1923) ile tanışıp onunla birinci evliliğini yaptı.

I. Dünya Savaşı döneminde Fransız ordusuna katıldı ve Fransa'da bulunan Britanya sefer ordusuda tercümanlık ve liyazon subaylığı yaptı. Yayınladığı ilk eseri olan "Les Silences du Colonel Bramble (Albay Bramble'ın Susması)" bu dönemdeki yaşamını alaycı olarak ama sosyal realizm öğeleri ile işlemektedir. Bu eser Fransa'da hemen rağbet gördü ve İngilizce'ye tercümesindenn sonra İngilizce konuşulan ülkelerde de popüler oldu. Bunu "Discours du docteur O'Grady" adlı romanıyla takip etti.

Yazı hayatının kalan kısmında da Maurois Britanya halkı ve konuları hakkında birçok eser hazırlamıştır. Bunlar arasında politikacı Disraeli; Byron,Shelley adlı tanınmış şairler ve Alexander Fleming adlı bilim adamının biyografileri bulunmaktadır. Bu Britanyalilar biyografileri yaninda Maurois Fransiz taninmislari olan Victor Hugo, George Sand,Honoré de Balzac ve General Hubert Lyautey'in biyografilerini de yazmistir.

Savaştan sonra "Croix-de-feu" ve "Le Flambeau" adlı edebi dergilerin editörlüğünü yaptı.

1924'de Paris'de ikinci karısı Simone de Caillavet ile tanıştı. Bu ikinci karısı kendini yalnız kocasının şahsi hayatına değil resmi ve edebi hayatına da vakfetti.

1938'de Maurois çok ünlü "Academie Française"'e üye seçildi. Bu seçimde sonradan Nazilerle anlaşıp onlar yararına Vichy Fransası adlı hükümet kuracak Mareşal Petain ona destek olmuş ve 1940'da yazdığı otobiyografi eserinde Maurois bu desteği için Mareşal'a şükranını bildirmiştir.

II. Dünya Savaşı başlayınca Maurois Britanya (Ordusu) Genel Karargahı'nda "Resmi Fransız Gözlemcisi" görevini aldı. Bu resmi görevi ile Britanya ordusunun Belçika'ya girişinde o orduda görevini yapmaktaydı. Fransız hükümetinde bulunan bakanları ve politikacilari şahsen tanımaktaydı ve 10 Haziran 1940'da Londra'ya bir misyonla gönderildi. Tam bu sırada Nazi orduları Fransa'da galip geldiler ve Fransa Nazilerle Ateşkes imzalamak zorunda kalmıştı. Maurois terhis edildi; görevinden alındı ve Kanada'ya gitti. Sonra Maurois bu savaş içinde General Charles De Gaulle'ün "Özgür Fransa Kuvvetleri"'na katıldı ve tüm savaş boyunca bu askeri görevde bulundu.

27 Haziran 1947'de Fransa Cumhurbaşkanı kararnamesi ile ismi resmen "Herzog"'dan "André Maurois"'ya değiştirildi.

Maurios 1949'da karısı yanında olmadığı bir Güney Amerika seyahatinde kendi eserlerini İspanyolca'ya çeviren, genç, güzel geniş görüşlü María de los Dolores Checa Garçía y Rivera, adlı bir hanıma aşık oldu. Bu ilişkisi 20 gün sürmekle beraber Maurois "Marita" adını verdiği bu genç hanıma 54 mektup ve 11 şiir yazdı ve bu ilişki 1949'da sona erdikten sonra bu yazılar karısının isteğine uyarak yayımlanmıştır.

9 Eylül 1967'de 82 yaşında iken Neuilly-sur-Seine'de vefat etti ve Neuilly-sur-Seine şehir mezarlığına gömüldü.
Hayatı çok ciddiye alıyorsunuz Dickie. Oysaki bir oyundan başka bir şey değil hayat.
Andre Maurois
Sayfa 65 - Varlık Yayınları Temmuz 1961
Kendileri istemeseler bile insanları sevmeğe çalışmanın güzel bir şey olduğuna inanıyorum.
Andre Maurois
Sayfa 99 - Varlık Yayınları Temmuz 1961
Çok güzel anlar hüzünlüdür her zaman....geçici olduklarını duyar insan, durdurmak ister, bir şey gelmez elinden.
“Gene de ufak tefek üstünlüklerim vardır... Çoğu kadınlardan daha fazla kitap okurum... Birçok güzel şiiri ezbere bilirim... Çiçek yerleştirmesini bilirim... İyi giyinirim... Bir de sizi severim, evet, beyefendi, siz belki de inanmazsınız, ama çok severim sizi.”
Andre Maurois
Sayfa 95 - Helikopter yay.
Başarısızlık ve felaketlere rağmen, hayata karşı güvenlerini sonuna kadar saklayabilen iyimser insanlar, daha çok iyi bir anne tarafından büyütülmüş olanlardır.
- Sevgi, diyorum ona, nedir sevgi?
- Ne olduğunu bilmiyorsunuz demek? Öğrenirsiniz elbet... Siz de düşersiniz onun tuzağına bir gün...
Andre Maurois
Sayfa 27 - ALTIN KİTAPLAR YAYINEVİ
"Bende bir gün ölümün karşısında yalnız mı kalacağım? Bu günün olabildiğince erken gelmesini isterim..."
Andre Maurois
Helikopter Yayınları
208 syf.
·2 günde·10/10
İklimler, bir aşk hikayesi, aşkın metafiziği, aşkın en nankör hali…

Aşkın temennisi, gereksinimi/gereksizliği, aşkın envanteri…

Aşkın ne olduğunu ya da ne olmadığını merak ediyorsanız, bu esere başvurmalısınız. Çünkü içindeki karakterlerden mutlaka birisini kendiniz yerine koyacak ve düşüneceksiniz. Düşünecek ve ideal gördüğünüz aşkın aslında ideal olmadığını, size hiç cazip gelmeyen aşkın asıl sizi mutlu edebilecek bir aşk olduğunu anlayacaksınız.

Yazar iki farklı bölümden oluşan bu eserinde 3 karakterin kişilik analizlerini çok güzel yansıtmış. Girizgah bölümünden ilk bölümün sonuna kadar sevdiğiniz karaktere, ikinci bölümden sonlara doğru kızıyor ama kitabın sonunda aynı karakteri yeniden seviyorsunuz. İkili ilişkilerde nedense insanlar ilk başlarda olduğundan farklı görünmeye pek bir hevesli oluyorlar. Bu heves iyi başlayan bir ilişkinin girizgahından sonra yavaş yavaş sönmeye yüz tutmuş ateşe çeviriyor tutkuları. Sonrası pişmanlıklar, unutuluşlar, haykırışlar…

Fransız edebiyatının benim en çok ilgimi çeken yanı, aşk kavramının romanların içerisine ustalıkla sırıtmadan konulması. Süslü edebiyat hayranı olarak ben süslü kelimeler kullanılmış bu esere bayıldım. Çevirmen de Tahsin Yücel olunca dilimize çevrilmiş nüshası aslını aratmıyor.

Aşkı kaybedenler, aşkı bulanlar, aşka susamışlar, aşkın kıymetini bilmeyenler… Kendinizi bulacağınız, işte karşınızda harika bir eser!

Bu arada Fransız Edebiyatı’nın 1k’daki temsilcisi olarak gördüğüm ve beni Fransız Edebiyatı’nın ağına düşüren kıymetli arkadaşım ZümrütGökce e sonsuz şükranlarımı sunuyorum...

Saygılarımla…
208 syf.
·Beğendi·9/10
Yazarın okuduğum ilk kitabını kütüphaneden temin ettim. Kütüphaneci arkadaşa bu kitabı merak ettiğimi okumak istediğimi söylediğimde "tüh var, ama eski yayın, depoda." dediğinde o tüh kelimesinin eskiliğine söylenmiş bir üzüntü olduğunu sezdim. Ama kitabın eski olması kadar beni mutlu edecek başka bir şey daha olamazdı. Sevincimi o kadar çok belli etmiştim ki, kitabın elimde bulunması fazla zamanımı almadı. Kitabı bir törende saygı duruşunda bekler gibi bekledim. Hizmetli kadın, kütüphane kapısından içeri girdiğinde bir bando çaldı, -beynimde-. Ve o an bana teslimi, kraliyet tacı teslimi gibi kutsaldı. Tozlu raflardan alınmış belki yıllardır okunmayan bu kitap, benim dedemdi. Saygıda kusur edemezdim tabi. Yıllarca o rafta beni beklemiş, kimsenin nefesi dahi değmemiş, ben doğmadan ölen dedem. Sonunda kavuşmuştuk.- Ölüm, aslında varoluştur, bir mucizeye kavuşunca doğum gerçekleşir. -Yanımda olduğuna ne kadar da mutlu olmuştum. Kapağına bakıp içeriğini incelediğimde, Güven yayınevinin 1966 yılında yayımlanmış 2.baskısı. 52 yıllık bir mazi. Hangi ellere, fikirlere nefes olmuştu. Kimlerin parmakları değmiş, bir kahve, likör, ya da çay eşliğinde kimlere refakat etmişti. Elimde kitabın tozlu kapağını araladıkça bunları düşünüyor, bu duygu hezeyanından kendimi koruyamıyordum. Ta ki kütüphaneci kadın "Deden hayatta mı?*" diyene kadar. Duraksadım. Nasıl oluyorsa, bu sele kadınla birlikte kapılmıştık, anlamadım. "Efendim "dedim. "Alacağın kitaplar bunlar mı?" Sessizce başımla onayladım. Kitaplarıma sırt çantamı attım. Koşar adım çıktım.

Kitap hakkında bilgi vermek gerekirse;
Yazarın okuduğum ilk kitabı, Phillippe'nin ergenlikten başlayan aşkları, yaşamı, Odile'ye olan bağımlılık derecesindeki tutkunluğu, evlilik, aldatma, ihanet... Kitabı okumuyorsunuz aslında amiyane tabirle, olaylar bakımından, Brezilya dizisi, soyluluk bakımından senyor, senyorita filmi izliyorsunuz. Klasik tadında, bağlılık, soyluluk, kadın güzelliği, cinsi münasebetler, alt sınıf, üst sınıf ...
244 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Andre Maurois ile beni tanıştıran bir eser oldu, İklimler. Okumakta zorlandığım bir eser oldu. Şu ana kadar okuduğum en sinir bozucu kitap olduğunu söylebilirim. Dakikalardır ne yazacağımı düşünüyorum ve bulmakta çok zorlanıyorum. Kitabın ortalarında yarıda bırakmayı düşündüm çünkü artık sinirlerimin kaldırabileceğini düşünmüyordum.

Kitabın baş karakteri olan Philippe'nin ve onun etrafında yaşanan sinir bozucu olayların tanıklığını yapıyoruz. Bir kişi, aşık olduğu bir kişiyi ne kadar sevebilir? Aşık olunan kişinin sizi aldattığını bildiğiniz halde, bunu ona belli etmekten korkar mısınız? Sevdiğiniz kişinin yalanlarına ne kadar göz yumabilirsiniz? Size bir kez gülümsediğinde bütün her şeyini bağışlamaya hazır mısınız? Eğer bu sorularının bir kısmına cevap vermekte zorlanıyorsanız, sizi de sinirlendirecek bir eser olacaktır.

Philippe'nin yaşamdaki amacı sorguladığı kısım gerçekten çok hoştu. Şu anda mutlusunuz, belki sevdiğiniz biriyle konuşuyorsunuz, belki sevdiğiniz bir filmi izliyorsunuz ancak bunlar bitince ne olacak? Her şeyin, güzel olsa bile, bir sonunun olması, bütün kapıların önünde sonunda hiçliğe çıkması ve trajikomik bir şekilde onu beklemek zorunda olmak dayanılmaz değil de nedir?

Güzel bir eser, dayanılabilirse okunmalı...
208 syf.
·Beğendi·10/10
Andre Maurois'yi bu kitapla tanıdığıma çok memnunum. Çünkü o kadar güzel bir anlatım var ki kitapta. Konu aslında bilindik. Kadın-erkek ilişkileri. Ama insan psikolojisini ve onun karmaşık yapısını bu kadar iyi gösterebilen az kitap vardır sanırım. Benim "en"lerimdendir. İyi ki okumuşum. Philippe'in ikiye ayrılmış hayatını, iki kadınla yaşadığı ve onlara yaşattıkları gerçekçi bir yaklaşımla anlatılıyor. Ve insan onu sevmeyen birine karşı çok güçlü duygular içindeyken, onu sevene karşı zulüm etmesi hayattan çok tanıdık geliyor. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
208 syf.
·4 günde·Puan vermedi
İlgili alıntıları görünce hevesle alıp okuduğum bir kitap İklimler. Kalemini yanına al da oku çünkü bazı cümleler kalbe dokunuyor.

Kitabın baş karakteri Philippeciğimiz mantık ağırlıklı biri aşka inanmaz,kadınlara değer vermez ta ki Odile'e denk gelene kadar.Hayatının aşkını bulmuştur artık Philippe geriye sadece mutlu olmak kalmıştır ama gel gör ki Odile'in uçarı karateri,Philippe'in kıskançlık illetine tutulması derken biten evlilikleri...
208 syf.
·32 günde·Beğendi·8/10
Romandan baştan sona estirilen realist hava anlatılmak istenen konu ve verilmek istenen mesaj için güzel bir yöntem olmuş. Herkesin okuyabileceği bir roman. Kadın-Erkek ilişkilerini güzel anlatmış.
%3 (6/208)
·Beğendi·10/10
Hayatta okuduğum en mükemmel kitap insanın bakış açısısını değiştiriyor. Herkes kesinlikle okumalı şiddetle tavsiye ediyorum. Yazar olayları çok güzel işlemiş ve uslup çok iyi
208 syf.
·Beğendi·10/10
EEYY İKLİMLER !

O kadar çok şey var ki söylenecek‚ derler ya kelimeler kifayetsiz diye İklimler benim için öyle bir kitaptı. Okumasaydım daha mı iyiydi hala bilemiyorum. Şöyle ki; aslında her gün gördüğümüz belki yaşadığımız bir konu ama etkisi çok büyük. Kıskançlık bir hastalık mıdır? okuyunca emin oldum ki‚ evet kıskançlık bir hastalıktır. Mourois demiş ki; "Sırasıyla çok sevilen rolüyle az sevileni oynuyoruz" Ahh Mouroıs diyorum nasıl yazdın ? nasıl hissettin de yazdın her karıştırdığımda İklimleri‚ bu sorular beynimi yiyor. Hatırladıkça kitap okumayanla değil‚ İklimleri okumayanla olamam diyorum. Bana kaybettirdiklerinle‚ belki kazandırdıklarınla başucumsun. Kimseyi Odile'leştirmeyeceğimiz bir yaşam diliyorum.
200 syf.
·2 günde·2/10
Sevmek,düşünmek,çalışmak,yönetmek bunların hepsi zor şeylerdir ve dünyada bunlardan hiçbirini,küçükken hayal ettiğiniz kadar mükemmel yapamayacaksınız belki ama başarılması imkansız şeyler değillerdir.Sizden önce sayısız insan başardı ve iki karanlık çöl arasındaki hayatın dar ve aydınlık olan yolunu iyi kötü geçtiler.Siz neden korkuyorsunuz?Oynayacağınız rol kısa,seyirciler ise sizin gibi ölümlüdür.
208 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Ah Odile ah.. Daha Doğrusu ah Philippe ah.. Kendimi bulduğum muhteşem bir kitap. 2. defa okudum. İlkini yıllar önce okuduğumdan kitabı neredeyse unutmuşum. İlk kez okuyormuşcasına tekrar okudum ve daha çok beğendim..

Eğer Edebiyatı, betimlemeleri ve derin cümleleri seviyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız. Ama siz de son yıllarda çıkan saçma sapan Bilim Kurgu - Fantastik tarzı, edebi cümlelerden uzak, sırf satmak amacıyla yazılmış olan romanları seviyorsanız hiç başlamayın derim. Bir kaç sayfa sonra bırakırsınız zira. Ne demek istediği gerçek okuyucular ve bu kitabı okuyanlar anlayacaktır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Andre Maurois
Tam adı:
Emile Herzog
Unvan:
Fransız Roman, Hikaye, Deneme, Biyografi, Tarih Yazarı
Doğum:
Elbeuf, Fransa, 26 Temmuz 1885
Ölüm:
Neuilly-sur- Seine, Fransa, 9 Ekim 1967
André Maurois (asil adı:Émile Salomon Wilhelm Herzog) (d. 26 Temmuz 1885 Elbeuf, Fransa - ö. 9 Eylül 1967 Neuilly-sur-Seine) Fransız roman, hiklaye, deneme, biyografi, tarih yazarı'dır.

Yaşamı

Alsas'li Yahudi asıllı zengin bir tekstil sanayici ailesinden olup ailesi Fransa-Prusya Savaşı'ndan sonra Alsas'dan kaçıp Normandiya'da Lebeuf'de bir yünlü tekstil fabrikası sahipleri idi. Maurois bu kentte doğdu. Maurois Rouen'de "Pierre-Corneille Lisesi"'de eğitimini yaparken Fransa'da 18. yy. dan itibaren en iyi lise öğrencilerinin girdiği "Concours général" imtihanlarına girip ödül kazandı. Üniversite diplomasını da edebiyat üzerinde yaptı.

Mecburi askerlik görevini bitirdikten sonra 12 yıl ailesi sahip olduğu fabrika ve şirketin idarecisi olarak görev yaptı. 1909'de Genevre bir Polonya'lı kontun genç kızı olan Jane-Wanda de Szymkiewicz (Jeanine) (1892-1923) ile tanışıp onunla birinci evliliğini yaptı.

I. Dünya Savaşı döneminde Fransız ordusuna katıldı ve Fransa'da bulunan Britanya sefer ordusuda tercümanlık ve liyazon subaylığı yaptı. Yayınladığı ilk eseri olan "Les Silences du Colonel Bramble (Albay Bramble'ın Susması)" bu dönemdeki yaşamını alaycı olarak ama sosyal realizm öğeleri ile işlemektedir. Bu eser Fransa'da hemen rağbet gördü ve İngilizce'ye tercümesindenn sonra İngilizce konuşulan ülkelerde de popüler oldu. Bunu "Discours du docteur O'Grady" adlı romanıyla takip etti.

Yazı hayatının kalan kısmında da Maurois Britanya halkı ve konuları hakkında birçok eser hazırlamıştır. Bunlar arasında politikacı Disraeli; Byron,Shelley adlı tanınmış şairler ve Alexander Fleming adlı bilim adamının biyografileri bulunmaktadır. Bu Britanyalilar biyografileri yaninda Maurois Fransiz taninmislari olan Victor Hugo, George Sand,Honoré de Balzac ve General Hubert Lyautey'in biyografilerini de yazmistir.

Savaştan sonra "Croix-de-feu" ve "Le Flambeau" adlı edebi dergilerin editörlüğünü yaptı.

1924'de Paris'de ikinci karısı Simone de Caillavet ile tanıştı. Bu ikinci karısı kendini yalnız kocasının şahsi hayatına değil resmi ve edebi hayatına da vakfetti.

1938'de Maurois çok ünlü "Academie Française"'e üye seçildi. Bu seçimde sonradan Nazilerle anlaşıp onlar yararına Vichy Fransası adlı hükümet kuracak Mareşal Petain ona destek olmuş ve 1940'da yazdığı otobiyografi eserinde Maurois bu desteği için Mareşal'a şükranını bildirmiştir.

II. Dünya Savaşı başlayınca Maurois Britanya (Ordusu) Genel Karargahı'nda "Resmi Fransız Gözlemcisi" görevini aldı. Bu resmi görevi ile Britanya ordusunun Belçika'ya girişinde o orduda görevini yapmaktaydı. Fransız hükümetinde bulunan bakanları ve politikacilari şahsen tanımaktaydı ve 10 Haziran 1940'da Londra'ya bir misyonla gönderildi. Tam bu sırada Nazi orduları Fransa'da galip geldiler ve Fransa Nazilerle Ateşkes imzalamak zorunda kalmıştı. Maurois terhis edildi; görevinden alındı ve Kanada'ya gitti. Sonra Maurois bu savaş içinde General Charles De Gaulle'ün "Özgür Fransa Kuvvetleri"'na katıldı ve tüm savaş boyunca bu askeri görevde bulundu.

27 Haziran 1947'de Fransa Cumhurbaşkanı kararnamesi ile ismi resmen "Herzog"'dan "André Maurois"'ya değiştirildi.

Maurios 1949'da karısı yanında olmadığı bir Güney Amerika seyahatinde kendi eserlerini İspanyolca'ya çeviren, genç, güzel geniş görüşlü María de los Dolores Checa Garçía y Rivera, adlı bir hanıma aşık oldu. Bu ilişkisi 20 gün sürmekle beraber Maurois "Marita" adını verdiği bu genç hanıma 54 mektup ve 11 şiir yazdı ve bu ilişki 1949'da sona erdikten sonra bu yazılar karısının isteğine uyarak yayımlanmıştır.

9 Eylül 1967'de 82 yaşında iken Neuilly-sur-Seine'de vefat etti ve Neuilly-sur-Seine şehir mezarlığına gömüldü.

Yazar istatistikleri

  • 40 okur beğendi.
  • 285 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 194 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.