"Sonbahar Gülleri" yaşlı bi sanatçının evlilik dışı aşkını ve onun yarattığı türlü zevk ve üzüntüleri dile getirdiği kitaptır. Yazardan okuduğum üçüncü kitap olup, yine insan halleri ve ilişkileri üzerinedir.
"Bu roman bi romandır; bu şahıslar da şahıslardır. Bunda ölü veya diri, gerçek yaratıklar bulup çıkarmaya çalışan kişi, bi romanın ne olduğunu, şahısların da neler olduklarını bilmediğini ispat etmiş olur,"
diyerek başlamış olsa da hayatından bı kesit sunan yazar, kendi hayat macerası üzerinden yaşanan tüm duygu durumlarını ve yaşanan halleri ifade eder. Hatta kitapta der ki
"...roman yazasın istiyorum," demiş olsun. İşte o zaman gerçeğe epey yaklaşmış olursunuz. Ben de dayanamadım, zaten insan hep dayanamaz. Pek övünülecek rol değil bu ama ne yaparsınız. Onun için ben de birkaç defa... şey... günah işledim, romanlarım işte bu zaaflardan doğdu..." diye belirtir.
İnsan dayanamaz, kadın erkek arasındaki dostluk, şehvetin ısıttığı, ...kıskançlığın yakmadığı dostluk, hayat sadece zevk için yaşanıyorsa, dünyada her şey yanlış kıstaslara dayanmaktadır, insanlık adına ifadeleri de çokça haklı olan yazar, "Birtakım adamlar vardır, herkes onları adeta tanrılaştırmıştır: "Bu sabah hava kapalı, onun için yün fanila giymeye karar verdim," gibilerden, pestenkerani birşey de yazsalar herkes "aman ne dahi adam!" diye haykırır. Ama öyle dahiler de vardır ki herkes onların dehalarını ancak ölümlerinden sonra kabul eder..." Bu normal yaşamda da öyledir ne yazık ki.
Ve kadın erkek ilişkileri üzerinden ifadeleri de epeyce olan yazar, "...insan iki gönül arasında kalmışsa, bunlardan ya birini, ya da ötekini yaralamak gerekiyorsa ne olacak? İnsan, hayatının en güzel, en mükemmel zamanlarını borçlu olduğu kadının kalbini, öyle uluorta kırabilir mi? Yok azizim yok, bunlar öyle