Mars

Bu grubu, kurmayı vicdan borcu, millet borcu bilmek durum ve yeteneğinde bulunan kişiler inançsızdılar, korkaktılar, cahildiler. İnançsızdılar, çünkü milli emellerin gerçekliğine ve kesinliğine ve bu emellerin dayanağı olan milli örgütün güçlülüğüne inanmıyorlardı. Korkaktılar, çünkü milli örgüte bağlılığı tehlikeli görüyorlardı. Cahildiler, çünkü tek kurtuluş dayanağının millet olduğunu ve olacağını anlayamıyorlardı. Padişah'a yaltaklık ederek, yabancılara hoş görünerek, yumuşak ve nazik davranarak, büyük amaçların elde edilebileceği gafletini gösteriyorlardı. Bundan başka, nankör ve bencildiler. Milli düşünce ve milli örgütün kısa bir zamanda sağladığı onur ve varlığı küçümsüyorlardı. Ulaşılan durumun kolayca elde edildiğini sanmakla çirkin gururlarını tatmin sevdasına düşüyorlardı...
Sayfa 79 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Devletin içine düştüğü çöküşün çıkmazının derinliği ve dehşetini görmekten aciz olan zavallılar, doğal olarak, gerçek çareyi görmemek için gözlerini yumarlar. Çünkü o gerçek çare, kendilerini daha çok korkutur.
Sayfa 46 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Esas, Türk milletinin onurlu bir millet olarak yaşamasıdır. Bu esas ancak tam bağımsızlığa kavuşmakla sağlanabilirdi. Ne kadar zengin ve refah içinde olursa olsun, bağımsızlıktan mahrum bir millet, çağdaş dünyada ancak uşak olabilir. Yabancı bir devletin himayesini kabul etmek insanlıktan uzaklaşmaktan, güçsüzlüğü itiraftan başka bir şey değildir. Bu derece düşmemiş olanların isteyerek başlarına bir yabancı yönetici getirmelerine asla ihtimal verilemez. Halbuki Türk'ün onuru ve yeteneği çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir! Bu nedenle, ya istiklâl ya ölüm! İşte gerçek kurtuluş isteyenlerin parolası bu olacaktı. Şu fark ile ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan millet, insanlık onur ve şerefinin gereği olan bütün fedakârlığı yapmakla teselli bulur ve tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren onursuz bir millete göre dost ve düşman gözünde yeri farklı olur.
Sayfa 18 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Düşman devletler, Osmanlı devlet ve memleketine maddi ve manevi olarak saldırı halinde, yok etmeye ve bölmeye karar vermişler. Padişah hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor. Hükümeti de aynı halde. Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan millet, karanlık ve belirsizlik içinde olacakları bekliyor. Felaketin dehşetini görenler, bulundukları çevrelerde kurtuluş çaresi olarak kabul ettikleri önlemlere girişiyor... Ordu, ismi var cismi yok bir halde. Komutanlar ve subaylar, Dünya Savaşı'nın bunca güçlükleriyle yorgun, vatanın parçalanmakta olduğunu görmekle yürekleri parçalanmış, gözleri önünde derinleşen karanlık felaket uçurumu kenarında kurtuluş çaresi arıyorlar. Millet ve ordu padişahın ihanetinin farkında olmadığı gibi, o makama karşı dinsel ve geleneksel bağlarla bağlı ve sadık. Millet ve ordu kurtuluş çaresi düşünürken, bu alışkanlıkla kendinden önce hilafet ve saltanatın kurtuluşunu düşünüyor. Halifesiz ve padişahsız kurtuluşun anlamını kavrayacak durumda değil. Buna karşı görüş belirtenlerin vay haline! Derhal dinsiz, vatansız, hain, istenmeyen adam oluyor.
Sayfa 16 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu

Mars

, bir kitap okudu
10/10
·176 syf.·
2026 14. kitabı
Mustafa Kemal Atatürk
9.8/10 · 34,4bin okunma