Benim anlatmak istediğim yaratılıştan gelen bir yetenek ve ihtiyaçtır. "Sevmek ve sevilmek" işte bu zorunluluk ve insanın yaratılışından gelir güzelim. Toplum düzeni, ailelerin mutluluk ahengi, eşlerin mutluluk uyumu bununla ayakta durur. Insanlar bunsuz olamaz, yapamaz!
Bu kalp artık benim tanıyabileceğim halde mi? Bir zaman herkes için sevgi hissi duymaya yetenekli olan kalbim, bugün nefret duygusundan başkasını göstermiyor.
Dünyada varlığı inkâr olunamayan böyle bir güç, insanı âlim de eder, şair de eder. Aşık da edebilir. İlim isteyen biri, ilim âşığından başka nedir, o aşk onda olmasa nasıl olur? O kuvvet, o ateş saçan akış, sanki birbirine ait olmak için hislenen kalplerin titreyişinin sıcaklığından çıkan buharın en güzelini, en incesini arar. Ya da bu buhar yükselerek ona kavuşur. Hissiz kalpler oralara ulaşacak sermaye veremezler. Hisler onların gerekli şeyleri ve doğal ürünlerindense, o kuvvet de bir bilgelik yağmuru gibi sürekli onların gelişimine hizmet etmek üzere bir yandan içlerine işler ve doğar.