İNSAN DÜŞÜNEN BİR HAYVANDIR..
Sahiden, insan nedir? Amacımız nedir? Neden varız?
Madem ki hepimiz birer 'hayvanız', zihnimizin derinlerinde hangi dürtüler yatar? Hayvan kelimesi, arapçada“canlı, hayat ve ruh sahibi” manalarına gelmektedir. “Düşünen” kelimesi ise, “akıl-mantık sahibi bir varlık” manasına gelmektedir. Bu açıdan, Aristo mantığında, insan için düşünen bir hayvan” yani “düşünen ve akıl sahibi olan canlı” ifadesi kullanılmıştır.
Ancak, Kur’an’ın insana verdiği değer açısından konuya baktığımızda; insana “düşünen hayvan” demek, pek de uygun düşmüyor. Çünkü insan, Allah’ın bin bir ismine mazhar olan, en güzel bir biçimde ve kıvamda yaratılan ve yeryüzü halifesi ünvanı verilen, O’nun emir ve yasaklarına uyan ve bütün varlıklardan üstün olarak yaratılan medeni bir varlıktır.
“Düşünen ve konuşan hayvan” ifadesi, insanı tam olarak ifade etmiyor.[1]
O halde insanla ve diğer canlılar arasındaki özellikleri bir mukayese edecek olursak:
İnsanın hayvanlara benzeyen ortak yönleri vardır. Fakat dikkat edilirse hayvanlar için, ister tek olarak ister toplu halde yaşasınlar, medeni tabiri kullanılmaz. Demek medenilik insanların maddî vasıfları ile değil, insanı insan yapan manevî vasıfları ile alakalı bir kavramdır. O yüzden, kendilerini gelişmiş bir hayvan türü olarak gören ve müferrah bir hayvan gibi yaşamayı kendilerine gaye edinen insanların medeniliğinden söz edilemez. Çünkü merkezinde 'menfaat' vardır, gayesi 'nefsi arzularını tatmin' dir ve hayatı bir 'menfaatler çatışması' olarak görür. Himmeti şahsi menfaati olan bir insanın medeniyet anlayışı ise, medeniyetin nimetlerinden istifade etmekten ileriye geçemez. İnsan madde itibarıyla belki aciz bir hayvandır, fakat hisleri, arzuları ve sair manevî cihazları yönüyle tüm yerküre onun elinde bir top gibidir. Beka