Kitaplığımın en gezgin gazisi olur kendileri. Benden önce iki kişinin daha okuduğu ve bir kafenin deposundan bulunup bana hediye edilen kitap; bir arkadaşıma ödünç vermem üzerine bildiğim kadarıyla üç el değiştirip, sadece aynı lisede olduğumuzu bildiğim birinin ortaokula giden kardeşinin ödevi olması üzerine neredeyse her cümlesinin altı çizilmiş, sayfaları kırışmış ve cildi yırtılmış olarak kitaplığıma geri döndü. Hem de artık döneceğinden umudu kestiğim bir anda arkadaşıma verdikten iki buçuk sene sonra geri döndü.
Tüm yaralarına rağmen sevdiğim kitaplardan biri olan Erebos, sizi sürükleyici bir dünyanın içerisine çekiyor. Size yalnızca bilgisayar ekranından değil gerçek hayatta da gerçekleştirmeniz gereken görevler veren, sizi adım adım takip eden yapay zekâ bir bilgisayar oyununu oynayan gençlerin; aslında arka planda oyunun yapımcısının almak istediği intikama hizmet etmesini anlatıyor. Benim için hem kitabın kendisinin hem de anlattığı hikâyenin çok ayrı bir yeri var. Okuma alışkanlığı olmayan yahut uzun romanlar okumayı sevmeyen insanları dahi sürükleyici anlatımıyla bir çırpıda kendisini okutturan bu kitabı, herkese özellikle de oyun oynamayı seven, bilim kurgu ve fantastik olayları seven insanlara tavsiye ediyorum.