Nermin Yıldırım ile tanışma kitabım olan Dokunmadan, 29 yaşındaki Adalet’in ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenmesi ile başlıyor. Hayatı boyunca etliye sütlüye karışmamış, kendi halinde yaşayıp gitmiş, içinde pişmanlıklarını ve keşkelerini biriktirmiş biri Adalet. Fakat öleceğini öğrenince aslında hayatı sevdiğini farkeder ve çocukluğundan beri yakasını bırakmayan suçluluk duygusunun nedenini, o ilk günahını bulmaya çalışır.
Çocukken bir arkadaşının oyuncak ayısını rızası olmadan aldığını hatırlıyor ve arkadaşını bulup oyuncak ayıyı verebilmek, omuzlarındaki ağır yükten kurtulabilmek için en yakın arkadaşı Hülya ile düşüyor yollara.
Basit bir hesaplaşma gibi görünen bu hikayede Adalet’in içsel çatışmalarını, çocukluğunu, ailesinden göremediği sevgiyi, karşısına çıkan Sadi Seber’e istemsizce tutunuşunu okuyoruz.
Nermin Yıldırım’ın kalemi, okurken karakter ile empati yapabilmenizi, hissettiklerini hissedebilmenizi, o kız çocuğuna sarılmak istemenizi sağlayacak kadar sıcak ve akıcı.
Hayatın uzaktan sadece gözlemlenerek değil bazen de bizzat yaşayanı olmak gerektiğini ters köşe biten bir hikaye ile anlatmış bize yazar.
Kitapla kalın