Müzeyyen KUTLU

Müzeyyen KUTLU
@MathMuallime
Kerem feyzinden ümit kesme; kerim olan elbette günahları affeder, âşıkları bağışlar. ᭄ꦿ Rabb'inin hatırına sabret. ᭄ꦿ
Zor zamanlar, sıkıntılar, geçim derdi, gelecek kaygısı vs vs Her dönemde bir Nuh'un gemisi vardır, önemli olan o geminin içinde mi dışında mı olduğundur. Rabbim bizleri sırat-ı mustakimden (doğru yoldan) ayırmasın. Allah için yaşayan salihlerden olmayı Rabbim hepimize nasip etsin inşallah
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Dile gel ey arayan gönül aradığın senden gayrı mıdır? "
35. Allah’a tam teslim olmuş erkekler ve Allah’a tam teslim olmuş kadınlar, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, İslâm’ın emirlerine itaate devam eden erkekler ve itaate devam eden kadınlar, bütün söz ve davranışlarında dürüst ve yalandan uzak erkekler ve dürüst ve yalandan uzak kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, Allah’a karşı saygılı ve alçakgönüllü erkekler ve Allah’a karşı saygılı ve alçakgönüllü kadınlar, Allah yolunda muhtaçlara harcamada bulunan erkekler ve harcamada bulunan kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, iffetlerini koruyan erkekler ve iffetlerini koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve Allah’ı çok zikreden kadınlar: işte bunlar için Allah, hem bir bağışlanma hem de pek büyük bir mükâfat hazırlamıştır. İslâm’ın bütün yönlerini hulâsa eden bu âyet-i kerîmeye göre Allah’a kulluk açısından erkek ve kadınlar arasında hiçbir fark yoktur. Hayattaki vazife ve mes’ûliyetleri îtibariyle erkek ve kadınların farklı alanlarda faaliyet göstermeleri, bu gerçeği değiştirmez. Bu vasıflara kim daha çok sahip olursa, o Allah katında daha yüksek bir mevkîdedir. İlâhî taksimat gereği, birisinin ev işlerini yapması, diğerinin de halifelik vazifesini îfâ etmesi, neticeyi değiştirmez.
Eğer kalp, zikri öğrenip yapmaya başlarsa, harama teşebbüs edilmediği takdirde hiçbir şey onu zikirden alıkoyamaz. Zikrettikçe kalbin itminânı artar; itminân arttıkça zikretmek daha keyfiyetli bir haz vermeye başlar. Böylece Allah’ı çok çok zikretme imkânı doğar.
Resûlullah (s.a.s.) ashâbına: “–Size en hayırlı, Allah katında en değerli, derecenizi en fazla yükseltecek, sizin için sadaka olarak altın ve gümüş dağıtmaktan daha kazançlı, düşmanla karşılaşıp da sizin onların boynunu vurmanızdan, onların da sizi öldürmesinden daha çok sevap getirecek amelin ne olduğunu haber vereyim mi?” diye sordu. Onlar da: “–Evet, haber ver” dediler. Resûl-i Ekrem de: “–Allah Teâlâ’yı zikretmektir” buyurdu. (Tirmizî, Deavât 6)