”Ve şimdi…” dedi Susan minik Jims’in sırtını sıvazlayıp aşağıya inerken, “ağlayıp içimi döktüğüme göre, her ne kadar mutlu olmasam da mutluymuş gibi yapma zamanı.”
“Rilla, canım Walter’ın gideceğini zaten birkaç gündür biliyordum.
Önce isyan ettim ama sonra kendimi toparlayacak kadar vaktim oldu. Onu rahat bırakmalıyız. Bizim sevgimizden çok daha yüce ve çok daha ısrarcı bir çağrı var… Walter o çağrıyı dinledi. Zaten kendini feda etmenin acısı ona yeter, Walter’ı daha fazla üzmeyelim.”
“Bizim fedakârlığımız onunkinden çok daha büyük!” diye hıçkırarak ağladı Rilla. “Onlar kendilerini feda ediyorlar ama biz göz göre göre onları feda ediyoruz.“
Yavaş da olsa hızla da olsa, sonunda gelecek ölüm kapıya, dedi Walter bir şiirden alıntı yaparak. “Benim korktuğum ölüm değil, bunu sana çok uzun zaman önce söylemiştim. İnsan güzel bir hayat için bazen çok büyük bedeller ödemek zorunda kalabilir sevgili kardeşim. Bu savaşta fazlasıyla çirkinlik var… Gidip bu çirkinliğin dünyadan temizlenmesi için yardım etmem gerekiyor. Ben hayatın güzelliği için savaşacağım, Rilla-Rillam… Benim görevim de bu. Belki bundan çok daha yüce görevler de vardır ama benimki bu. Hem hayata hem Kanada ya bunu borçluyum ve gidip borcumu ödemeliyim.
Dün gece Walter, Nan ve Di, Redmond’dan geldi. Walter trenden iner inmez Dog Monday heyecanla onu karşılamaya koştu. Sanırım Jem’in de yanında olabileceğini düşündü. Fakat olmadığını fark edince Walter”la ilgilenmeyi kesti. Trenden inen diğer insanlara baktı. Gözlerindeki keder beni neredeyse ağlatacaktı. Belki Dog Monday, Jem’in o trenden indiğini hiç göremez, diye düşündüm. Herkes trenden indikten sonra Monday başını kaldırıp Walter’a baktı ve sanki Jem’in gelmemesi senin suçun değil, biliyorum… Hayal kırıklığı yaşadığım için özür dilerim,’ der gibi elini yaladı ve arka ayakları olduğu yerde kalmak isterken, ön ayakları onu zorla götürüyormuş gibi görünen o komik yürüyüşüyle tekrar vagonuna geri döndü.
Buraya ilk geldiğimde ben de farkında değildim. Bunun eğlenceli olacağını sanmıştım. Hiç de öyle değilmiş oysa! Yine de doğru yerde olduğumdan eminim, bu konuda hata yapmadım. Buradaki evlere, bahçelere ve halka yapılanları görünce… Baba, işte o zaman bir grup Alman askerinin Gökkuşağı Vadisi’nde, Glen’e ve Ingleside’ın bahçesine doğru ilerlediğini hayal ettim. Burada da bahçeler varmış… Hepsi o kadar güzelmiş ki… Ama şimdi ne haldeler, bir bilsen. Hepsi mahvolmuş, hepsi yerle bir olmuş! Biz de buraları çocukken oyunlar oynadığımız o eski ve güzel hallerine getirmeye çalışıyoruz. Bütün çocuklar için burayı güvenli hale getirip onların gelecekleri için savaşıyoruz.