“Ama artık korkmayacağım efendim. Zira bir şeylerden korkmak, o şeylerin kendisinden bile daha kötü bir his.”
“Yine haklısın. Korku, beterdir acıdan… Bu sözü kim yazmış, biliyor musun Walter? Shakespeare. Bu dahi adamın bilmediği duygu yok mu? Sanki insan yüreğindeki her hissi biliyor.”
“Sizce kavga etmek doğru bir şey mi efendim?” diye merakla sordu
Walter.
“Her zaman değil ama bazen, evet. Mesela tıpkı senin durumunda olduğu gibi, kadınları aşağıladıklarında. Benim felsefem mecbur kalmadan dövüşülmemesi gerektiğidir, Walter. Ama mecbursan tüm gücünle dövüşmelisin.”
“Birilerinin canı hep yanıyor, Faith ve bu
berbat bir şey. İçimden onları göremeyene kadar koşmak, koşup kaçmak geliyor.”
“Birinin canı yandı diye kargaşa çıkarmana hiç gerek yok,” dedi Faith kıvırcık saçlarını savurarak. “Elbette yaralanırsan bağırırsın ve evet, kan da çirkin bir şey. Hem ben de başkalarının incinmesini görmeye dayanamam. Ama kaçmak da istemem. Onun yerine gidip onlara yardım ederim. Mesela baban… O da günde onlarca acı çeken insana yardım ediyor. Eğer kaçsaydı o insanlar ne yapardı?”
“Ben de kaçarım demedim, içimden kaçmak geliyor dedim. İkisi farklı şeyler. Ben de onlara yardım ederim. Ama yine de dünyada çirkin ve kötü şeylerin olmamasını dilerdim. Keşke her şey güzel ve iyi olsaydı.”
“Bence olmayacak şeyleri düşünmeyelim,” dedi Faith. “Sonuçta yaşamak çok eğlenceli bir şey. Eğer ölü olsan diş ağrısı çekmezdin ama ölmektense yaşamayı tercih etmez misin? Ben yüz kere tercih ederim doğrusu.”
“Bir gün Fareli Köyün Kavalcısı şuradaki tepeden gelip kavalını tatlı tatlı çalarak Gökkuşağı Vadisi’ne inecek ve ben de onu takip edeceğim… Peşinden kumsala, denize ve hepinizden çok uzaklara gideceğim. Aslında gitmek istemem… Maceracı bir ruhu olduğu için Jem benden daha çok uzaklara gitmek ister. Ben sadece mecbur kalırsam giderim. İşte, müzik onun peşinden gidene dek beni çağıracak… Çağıracak ve çağıracak,” dedi.
Walter’ın yaktığı ateşi körükleyen Di, “O zaman hepimiz gideriz,” diye haykırdı, uzaktaki o mistik kaval sesinin vadiye doğru yaklaştığını düşleyerek.
“Hayır. Siz burada oturup bekleyeceksiniz,” dedi iri gözlerinde garip
kıvılcımlar beliren Walter. “Siz bizim geri gelmemizi bekleyeceksiniz. Hiç gelmeyebiliriz çünkü Kavalcı kavalını çaldığı sürece yola devam etmeliyiz.
Bize dünyayı dolaştırabilir. Ama siz burada oturup bekleyecek… Bekleyeceksiniz.”