Ne olmuştu ki? Unutmuşum. Hep bir şeyler
olurdu, hep bir nedeni vardı, tuhaf tuhaf şeyler, onu bu hale getiren, ama ne olabileceğini tahmin edemezdin. O söz konusu olduğunda, bir dakika sonra neler olacağını kestiremezdin.
iris bir şişeden ikisine de birer bardak su doldururken o minik baloncukları, binlercesini, yüzeye doğru çıkarak kenarlara yapışan binlerce baloncuğu görmek Esme'yi şaşırtıyor. Bardağı alıp kulağına yaklaştırıyor. Patlayan baloncuklardan hafif bir cızırtı çıkıyor.
Cauldstone ve o kafe,denizin üstündeki o platform, birbirine hiç uymayan yerler. Burada bundan nasıl söz edecek? Düşünmeyi bile becerebilecek mi? Düşüncelerini cümleye bile dönüştüremiyor. Nereden başlayacağını
bilemiyor.
Esme havuzun üzerindeki düz beton alana, sonra öteki masalara bakıyor. Bir cumartesi, güneşin altında yemek yiyen insanlar. Yaşam bu kadar basit olabilir mi?