Uçağımız gökyüzünde seyir halindeyken, günlük Kur'an cüzümü okudum.Özellikle bir Müslüman olarak azınlığa düştüğüm yabancı memleketlerde veya çevrem tamamen " ladini" unsurlarla sarıldığında ,Hz. Peygamberin(sav) Mu'te seferine gönderirken Abdullah bin Revaha' ya ettiği şu tavsiye hep aklıma gelir: " Sen yarın Allah' a çok az secde edilen bir beldeye varacaksın. Orada secdeleri çoğalt! " Allah'ın az hatırlandığı yerlerde zikre, namaza, Kur'an' a yoğunlaşmak Nebevi bir emirdir bizim için. Bereketi mayalamak ve gittiğimiz her yere yaymak adına...
Müslüman mezarlıklarının adım adım ortadan kaldırılması da, Çin in uygulamaya koyduğu başka bir siyaset. Mezarlıklar bir milletin " tapu senedi" olduğundan, Doğu Türkistan ın Uygur kimliğinin senetlerini yırtıp atmaya odaklanıyor Çin yönetimi. Böylece hafıza kaybını derinleştirerek, Uygurların tarih içinde " yitik" bir millete dönüşmesini amaçlıyor.
Ramazan ayı yaklaşırken Müslüman mahallelerine sadece Ramazan için yerleştirilen Çinli görevlilerden bahsediliyor. Onların görevi sahura kalkanları " geceleyin" ışığını yakanları veya rutin yemek vakitleri dışında mutfağından çatal bıçak sesi gelenleri devlete rapor etmek.Artık bu tedbirlere gerek duymuyor Çin yönetimi. Zira oruç tutmama alışkanlığı , Uygurlar arasında ciddi biçimde yerleşmeye başlamış.
" Şu anda Kurban Bayramı'nın dördüncü günündeyiz, fakat Doğu Türkistan' ın hiçbir şehrinde bayram namazlarının kılınmasına ve kurban kesimine müsaade edilmedi. Çin, dini bayramların ihyasına izin vermiyor. Bayramları, sadece yakın akrabaların ziyaret edildiği kültürel bir kutlamaya dönüştürdüler"