Hayat, ihtimallerle örülü ince bir yolculuktur. Belki bir gün aynı şehirde yeniden buluşuruz, belki de yollarımız bir daha hiç kesişmez. Bu belirsizlik, bazen içimizde bir ağırlık oluşturur, bazen de yüreğimize ışık saçar. Her iki durumda da tercih bize aittir: Umutla aydınlanmak mı, yoksa karanlığın içinde kaybolmak mı?
Ben umut etmeyi seçiyorum. Çünkü ihtimallerin gerçekleşip gerçekleşmemesi, yalnızca bir bekleyişten ibaret değildir; onları gerçekleştiren, bizim inancımız ve çabamızdır. Hayatta gerçekten istediğim bir şey varsa, onu elde etmenin yolunu bulacağımdan eminim. Çünkü bu dünyada, insanın en büyük gücü, arzularından ve hayallerinden vazgeçmemesidir. İhtimalleri şekillendiren biziz; yeter ki cesaretle harekete geçmeyi bilelim.
"Her şeyi tek başına halletmiş olma güçlüğü insanı bazen bir bankta hüngür hüngür ağlatıyor. Ardından, bir kedinin başını okşarken bile mahzun bakıyorsun etrafa. Çok güçlü olmak da yenilmektir bazen. İnsan bazen, en dik yokuşları aşıp bir düzlükte yere yıkılabilir, olabilir."
"Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflerseniz , başarısızlığa mahkumsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı , davranmayı ve düşünmeyi hedefleyin. Kendinize en sadık versiyonunuz olmayı hedefleyin. Kendiniz olma haline kucak açın. Kendinizi onaylayın. Sevin. Bunun için çok çalışın. İnsanlar sizi küçümsediğinde ve sizinle alay ettiğinde, onlara kulak asmayın. Dedikodu çoğu zaman üstü örtük bir kıskançlıktır. Oyalanmayın. Direnme gücünüzü koruyun. Yüzmeye devam edin..."