Tutunamayanlar'da; "kollarımı açıp tüm insanlığı kucaklıyorum." diyen Oğuz Atay, tehlikeli oyunlarda: "Bütün insanlığı kucaklamak isterken, neredeyse bu dünyanın altında eziliyordum." diyerek umudunu kesmişti insanlardan. Bu hayatın en yorucu vazgeçişidir.
Her kızın iyileşme döneminin arkasında, telefonunu açan, her gözyaşı döktüğünde yanında olan ve en önemlisi, kendine inanmadığında ona inanan bir arkadaşı vardır.
Dostoyevski "İnsancıklar" adlı kitabında: "Çok tuhaftı, ağlayamadım. Ama ruhum paramparça olmuştu." diyor. İnsanın içine atmasının, güçlü görünmeye çalışmasının en yorucu hali bu olsa gerek...
Hayat iniş çıkışlarla dolu bir yolculuk, ancak en karanlık anlarda bile içimizdeki umut, yolumuzu aydınlatır. Her fırtınanın ardından gökyüzü açılır, güneş yeniden doğar. Senin içinde de böyle bir güç var; her adımın seni parlak bir geleceğe yaklaştırıyor. Şu an zor görünen her şey seni güçlendiriyor ve her yeni gün, yeni bir başlangıç fırsatı sunuyor.
Umut hep seninle, ona sarıl ve yoluna devam et.