Çağla

Çağla
@MaviFanus
İnsanların anlayış ve empati özelliği yok.
Bizler ayrıcalık sahibi olmak istemiyoruz. Kimsenin ayrıcalık sahibi olmamasını istiyoruz. Eşitlik fikrindeki bürokrasi ve otorite nefretimiz bu yüzden.
Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Babadan yaralı çocuklar hiçbir zaman iyileşmiyor.
Yatağa yatıp güzel bir şarkı açmışsın. Oda karanlık ve tavana dışarıdan sokak lambası hafiften vuruyor. Müzik başlıyor hayatını düşünüyorsun. Sadece müziğin tonunun farkındasın. Tüm dünyaya kulakların sağır olmuş. Sırtın ağrıyor ve iyice yatakta gerinip yatıyorsun. Yaşamak böyle bir şey.
Bir süredir kitlesel bir baskıya sebep olan şeyi düşünüyorum. Hayatımızı yaşamayı seçtiğimiz şekil, birçok insan için baskı oluşturarak değiştirilebilecek bir şey gibi duruyor. Eğer hayatını belli başlı değerler üzerine kurmayı tercih edersen, insanlar senin daha önce bundan başka bir şeyi tatmadığını düşünerek hareket ederler. Ne kadar komik değil mi? Çok eğlenebilir, sürüye dahil olabilir ve hiçbir sorun yokmuş gibi davranabilirdim. Tüm bunlar için gerekli olanakları yaratmak zor değildi. Bir şeylerden kısmadan yaşamak veya haftasonu rutinleri yaratmak zor değildi. İnsanlar benim ruh hastası olduğumu düşünürken yaptığım tek şey doğrularımı takip etmekti. Tüm ömrünü bir manastırda harcayan bir keşiş gibi hissediyordum. İnsanların bana bakarak beni anlamasını beklemek anlamsızdı. İnsanların bir konuda derinlemesine sonuca varmasını beklemek de anlamsızdı. Yüzeyselliğin şekil bulmuş halini izlerken ağzından dökülen kelimeleri düşünüyordum. İnsanlar bana akıl veriyordu. Hatalarıyla dolu hayatlarında bir çocuğun yapabildiği düzeyde sorunlarını çözebilen insanlardan hayat üzerine tavsiyeler alıyordum. Ellerindeki boku üzerine bulaştıran insanlar bana akıl vermeyi deniyordu. Sürekli denenmiş ve üzeri ayak izleriyle dolu yolları ilk kez yürüyen olduğunu düşünen insanlar bana yollarını övüyordu. Tüm hayatım bu doğrulardan ibaretmiş ve bugüne ulaşmak için dün farklı şeyleri görmek ve denemek zorunda olmamışım gibi davranıyorlardı. Keyif aldıkları yaşam şeklinin tadına bakmamış ve verdiği hissi anlamıyormuşum muamelesi görmek güzeldi. Kendimi insanların bana yalandan saygı duyduğu yerlerde görmek istemiyordum. Kendimi insanların nefret ederek sözünü yerine getirdiği kişi haline getirmek istemiyordum. Kendimi daha önce koyunlardan bahseden onlarca çobanı dinlememiş gibi
Felsefe-Düşünce
Her şeye sahip olma özgürlüğü hiçbir şeye sahip olamamayı sağlar. Binlerce seçeneğin sunulduğu hayatta sürekli birkaç farklı seçenek arasında kalınır ve kararsızlık sürer. Bunun bir diğer örneği kim olduğun konusunda arayışta olmakla alakalı. Kişi kim olduğunu anlamaya çalışırken kendine aşırı anlam yüklemeye hazırdır. Bir sanatçı mıyım yoksa bir kahraman mı? Normal ve sıradan olmak kimlik arayışında genelde yer edinmez ancak kaçınılmaz sonlardan bir tanesi odur. Bu noktada kişinin yapacağı en iyi şey olabilecek en basit haliyle dünyayı incelemek olacaktır. Seçeneklerin arasında kaybolmadan ve hayalci yaklaşımda bulunmadan.
Felsefe-Düşünce