Böylesi bir düzenin ağına düşen kişi insan olduğunu, tek bir birey olduğunu nasıl hatırlar? Düş kırıklığıyla, üzüntüyle, sevgi özlemi, hiçlik ve ayrı olma korkusuyla doluyken yaşama şansına bir kez sahip olduğunu nasıl aklına getirebilir?
Başarı, itibar, para, güç, hemen hemen tüm enerjimizi bunları nasıl elde edebileceğimizi öğrenmeye harcarız. Sevmeyi öğrenmeye ise verecek hiçbir şeyimiz kalmaz.
Gözleri kan çanağı olmuş bir şekilde ayağa kalktı
Etrafına bakındı, kimseler yoktu, dostuna döndü, (duvarlara)
Çünkü duvarlar onu yargılamıyordu. En keyifli sohbet onlarlaydı. Ne söylerse söylesin onu dinliyorlardı...
S.Hasret Yılmaz