İnsan bekliyor.
Neyi, kimi beklediğini bile kestiremeden içindeki koca boşluğun kıyısında oturup bekliyor.
Gerçek bir dostu,
Seven bir eşi veya gerçekten sevilmek istediği ailesi, biri, birileri...
Bazı insanların kalplerinin freni yoktur. Sevdimi birini ölümüne sever, bağlanır, anlam sonsuzluğunda kaybolur... Bir faninin bir faniyi bu derece sevmesi doğru olmadığı için bekletir Allah.
Birileri gelir geri gider, yine gelir yine gider insan her seferinde buldum derken bir defa daha yara alır, böyle böyle pişer insan. Ta ki ölçüyü bulana dek.
Gün gelir hiç kimsenin kalbinde gerçek bir yerli olmadığını anlar, kalbini Allaha dönderir ve orayı Onun evi yapar. Bir faninin bir sonsuzu bu denli sevmesi gerekir ve O yüce sonsuz tarafından sevilmek çok daha eşsizdir.
İnsan bir gün bunu anlamaya başladığında değişir.
Ne zamanki değişirse o zaman hayatına gelmeye başlar gerçek insanlar.
Allah insanın ölçüyü bulmasını ve kalbini kontrol edebilmesini ister.
Bu yüzden bekletir.
Ölçüyü bilmeyene verilen imtihan olur, Allah seni çoğu zaman büyük imtihanlardan korur.
Hepsi bu.